Mononuclear phagocytic system türkçesi Mononuclear phagocytic system nedir

  • Tek çekirdekli gözeyutumu dizgesi.
  • Kemik iliğinden köken alan, yüksek fagositoz yeteneğine sahip, kandaki monositlerle onların organ ve dokulara göçü sonucu oluşan makrofajlardan oluşan hücre birliği veya düzeni.
  • Mononükleer fagositik sistem.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Mononuclear phagocytic system ingilizcede ne demek, Mononuclear phagocytic system nerede nasıl kullanılır?

Mononuclear : Sadece bir çekirdeği bulunan. Tek bir çekirdeği olan. monoenergit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tek çekirdekli. Mononükleer. Tekçekirdekli.

Phagocytic : Yutağan. Yutar. Fagositin. Fagositoz veya fagositlerle ilgili olan. Fagositik.

System : Sistem. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Şebeke. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Vücut. Yöntem. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Yapı.

İngilizce Mononuclear phagocytic system Türkçe anlamı, Mononuclear phagocytic system eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Mononuclear phagocytic system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Karın. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksendışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Mononuclear phagocytic system synonyms : abdominal pain, a dna, a c syndrom, a band, abattoir, abdominal fat necrosis.