Morning türkçesi Morning nedir
- Sabah.
- Başlangıç.
- Günaydın.
- Uzay alanında kullanılır.
- Başlama.
- Seher.
- Gün ağarmasından sonraki kısa zaman. bu zaman gün ortasına dek de alınabilir.
- Sabah vakti.
Morning ile ilgili cümleler
English: A pillow at six o'clock in the morning has got the biggest gravity in the world.
Turkish: Sabah altıda, bir yastık dünyadaki en büyük cazibeye sahiptir.
English: "What will we do if we miss the last train?" "How about waiting until morning at an internet café or somewhere else?"
Turkish: "Son treni kaçırırsak ne yapacağız?" " Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin?"
English: Ali advised us to leave early and avoid the morning traffic.
Turkish: Ali erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.
English: Ali and Mary often had their morning coffee on the front porch.
Turkish: Ali ve Mary genellikle ön sundurmada sabah kahvesini içtiler.
English: Ali and Mary spent all morning baking cupcakes.
Turkish: Ali ve Mary tüm sabahı kekler pişirerek geçirdi.
Morning ingilizcede ne demek, Morning nerede nasıl kullanılır?
Morning coat : Jaketatay. Sabahlık. Ceketatay.
Morning dress : Jaketatay ve çizgili pantolon. Frak.
Morning exercises : Sabah cimnastiği. Vücudu, gecenin uyuşukluğundan kurtarıp günlük yaşama taze güçle başlatmak için süresi, ölçü ve temposu ılımlı alıştırmalardan oluşan cimnastik.
Morning format : Saat gösterimi için sabah biçimi. Sabah biçimi.
Morning glory : Tarla sarmaşığı. İpomoea purpurea. Çançiçeği (botanik terimi). Sabah ereksiyonu. Çadırçiçeği. Gündüzsefası. Gündüzsefası (botanik terimi). Kahkahaçiçeği.
Morning shift : Sabah vardiyası.
Morning performance : Matine. Sabah seansı.
Morning glory family : Boru çiçeği familyası.
Morning prayer : Sabah duası.
Morning session : Sabah oturumu.
İngilizce Morning Türkçe anlamı, Morning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Morning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.
Big bang : Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim.
Initialisation : Girişme (initialization olarak da yazılır). Bir sistem veya programı başlatma. (britanya ingilizcesi) bir şeyi başlangıçtaki değerine veya pozisyonuna getirme işi. Öndeğer atama. İlklendirme. Başlatma. Bir bilgisayar diskini okuma veya yazma için hazırlama. Başlangıç durumuna getime.
Albedo : Aklık derecesi. Aklık dercesi. Albedo. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık (astronomi terimi). Aklık derecesi (astronomi terimi). Aklık. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü.
Period : Regl. Birbirini izleyen ve belli aralıklarla yinelenen aşamalardan her biri. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi). Çağ. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Periyot. Adet. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Devir süresi. Önceden bazı ayıraçlara göre belirlenen süre.
Absorptive power : Emebilme gücü veya kapasitesi. Soğurma gücü. Emme veya soğurma eğilimi. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Boya alış gücü. Emici güç.
Commencements : Diploma töreni. Bidayet.
Initation : Rna sentezinin başlaması. hayvan davranışında bir uyartıya bir davranışla verilen cevap.
Daybreak : Ağarma. Kabul etmek. Tanyeri. Şafak. Tan vakti. Tan.
Morning synonyms : early morning hour, morning time, period of time, time period, word of farewell, mornings, absolute orbit, almak, good morning, debut, early morning, absolute value, forenoon, salutation, inceptions, antemeridiem, morrows, twilight, aurora, accidental error, da capo, initialisations, inception, establishing a foothold, morrow, altair, ingoing, aerolite, birth, cockcrow, antemeridian, inchoation, conceptions.
Morning zıt anlamlı kelimeler, Morning kelime anlamı
Night : Akşam. Karanlık. Tün. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cehalet. Gece. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim.
Sunset : Son. Gün batımı. Çöküş. Güneş batımı. Güneş batışı. Günbatımı. Güneş battığı zaman. Güneş batması. Güneşin batışı.
Morning ingilizce tanımı, definition of Morning
Morning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, morning dew. Morning light. Pertaining to the first part or early part of the day. The time from midnight to noon, from rising to noon, etc. Being in the early part of the day. Morning service. The first or early part of the day, variously understood as the earliest hours of light, the time near sunrise.

Bu kısımda Morning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Morning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Morning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Morning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.