Mornings türkçesi Mornings nedir
Mornings ile ilgili cümleler
English: I can't eat any fruits in the mornings.
Turkish: Sabahları meyve yiyemem.
English: I love to walk along the river in the mornings.
Turkish: Sabahları nehir boyunca yürümeyi severim.
English: I find it hard to get up early on cold mornings.
Turkish: Soğuk sabahlarda erken kalkmayı zor bulurum.
English: It gets cold in the mornings and evenings, so I want to take care how I dress.
Turkish: Sabahları ve akşamları hava soğur, bu yüzden nasıl giyineceğime dikkat etmek istiyorum.
English: Do you skip breakfast in the mornings?
Turkish: Sabahları kahvaltıyı atlar mısın?
Mornings ingilizcede ne demek, Mornings nerede nasıl kullanılır?
Morning coat : Sabahlık. Jaketatay. Ceketatay.
Morning dress : Frak. Jaketatay ve çizgili pantolon.
Morning exercises : Vücudu, gecenin uyuşukluğundan kurtarıp günlük yaşama taze güçle başlatmak için süresi, ölçü ve temposu ılımlı alıştırmalardan oluşan cimnastik. Sabah cimnastiği.
Morning format : Sabah biçimi. Saat gösterimi için sabah biçimi.
Morning glory : Kahkahaçiçeği. Gündüzsefası (botanik terimi). Tarla sarmaşığı. Çançiçeği (botanik terimi). İpomoea purpurea. Sabah ereksiyonu. Gündüzsefası. Çadırçiçeği.
Morning session : Sabah oturumu.
Morning gown : Sabahlık elbise. Sabahlık.
Morning performance : Matine. Sabah seansı.
Morning prayer : Sabah duası.
Morning sickness : Sabah bulantısı. Hamilelikte sabah bulantısı. Hamilelerde sabah bulantısı.
İngilizce Mornings Türkçe anlamı, Mornings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mornings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Debut : Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sahneye ilk kez çıkış. (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Sosyeteye ilk tanıtılış. Toplum önüne ilk çıkış. İlk çıkış (sahneye). İlk defa sahne almak. Sahneye ilk çıkış. Sosyal bir alanda ilk beliriş.
Da capo : Baştan başlamak (müzikle ilgili talimat).
Windfall profit : Beklenmedik kazanç. Umulmayan kazanç. Beklenmedik kar. Önceden bilinmeyen nedenlerle sağlanmış olan kar. Beklenmeyen kar. Arızi kar. Umulmadık kar. Beklenilmeyen kar.
Morrow : Georgia eyaletinde şehir. Yarın. Ertesi gün. Ferda. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.
Cockcrows : Sabahın ilk saatleri. Horozların ötme vakti. Sabahın körü. Şafak. Horoz ötüşü.
Daylight : Gösterme. Aydınlık. Tan. Şafak. Gündüz ışığı. Boşluk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gündüz. Gündüzleri güneşin gönderdiği ışınlardan oluşan ışık. sinema ve televizyonda kullanılan doğal ışık kaynağı. yapma ışığın karşıtı. Aralık.
Net profit : Bilanço karı. Kesintili gelir. Net kar. Katkısız kazanç. Net kazanç. Bilanço esasına dayalı işletmelerin yıl sonu bilançosundaki, vergi öncesi, varlıkların yükümlülüklerden fazla olması. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir dönemde işletmenin karından vergiler çıkarıldıktan sonra kalan kar. Bir filmin oynatılması sırasında satılan biletlerin bedelinden oluşan ve vergi, eğlence resmi, salon sahibi payı, yapımcı payı, tanıtı giderleri, çeşitli harcamalar çıktıktan sonra kalan kazanç tutarı. Safi kar.
Debuts : (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Sosyeteye ilk tanıtılış. Sahneye ilk kez çıkış. Sahneye ilk çıkış. İlk beliriş. İlk çıkış (sahneye). Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Toplum önüne ilk çıkış. İlk defa sahne almak.
Conceptions : Düşünce. Anlayış. Mefhum. Fikir. Kavrama. Gebe kalma. Algılanma biçimi. Kavram. Kavrayış.
Net : Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Süzek. Katıksız. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Arıtımlı. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Katkısız. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Tül.
Mornings synonyms : fast buck, cleanup, earning per share, early morning hour, time period, period of time, gross profit margin, quick buck, morning time, morns, doorway, in the morning, conception, antemeridiem, cradle, matutinal, big bang, margin, morning, profit, portion, dividend, commencements, net income, percentage, gross profit, filthy lucre, accumulation, cradles, anlage, departure, morn, killing.
Mornings zıt anlamlı kelimeler, Mornings kelime anlamı
Night : Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Gece. Karanlık. Akşam. Cehalet. Tün.
Outgo : Masraf. Sarfiyat. Aşmak. Üstün gelmek. Geçmek. Yenmek. Harcama. Gider.

Bu kısımda Mornings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mornings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mornings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mornings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.