Motors türkçesi Motors nedir

  • Otomobille gitmek.
  • Arabayla götürmek.

Motors ile ilgili cümleler

English: The motors worked.
Turkish: Motorlar çalıştı.

English: General Motors laid off 76,000 workers.
Turkish: General Motors 76.000 çalışanı işten çıkardı.

English: General Motors laid off 76,000 of its workers.
Turkish: General Motors 76.000 işçisini işten çıkarttı.

Motors ingilizcede ne demek, Motors nerede nasıl kullanılır?

General motors corporation : General motors şirketi. Gmc. Otomobil ve kamyon imal eder. Detriot merkezli önde gelen amerikan şirketi (michigan).

General motors : Amerikan büyük işletmesi. Amerikanın en büyük otomobil üreticisi.

Motorship : Dizel motorlu gemi.

Motorships : Dizel motorlu gemi.

Pulmotors : Yapay solunum aygıtı. Suni teneffüs cihazı.

Motor development : Devinsel gelişme. Vücudun duruşu, bir yerden başka bir yere doğru devinmesi ve elleri kullanma ile ilgili tepkilerin belli bir sıra izleyerek olgunlaşması. Motor gelişimi.

Motor end plate : Motor uç plak. Motor sinirlerin aksonlarının dallanarak kas telleri üzerinde oluşturduğu bağlantı bölgesi. uç organ. İskelet kaslarında sinirle sarılı motor sinir sonlarında yer alan ve kas telinin zarında oluşan uyarımların enine tubuluslardan terminal sisternalara iletilmesini sağlayan uç organ, motor uç plak. Motor son plak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Servomotors : Servomekanizmasında kontrol cihazı olarak işlev gören motor. Servomotor. Yardımcı motor. Dizel motorlarının tornistan donanımları. Servo motor.

Motor driven camera : Düzeneği motorla çalıştırılan alıcı çeşidi. kollu alıcının karşıtı. Motorlu alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Motor body : Motor gövdesi.

İngilizce Motors Türkçe anlamı, Motors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Motors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stepper : Fotoğraf büyütecine benzeyen entegre devre üretiminde kullanılan bir cihaz. Tekleyerek çalışan motor. Profesyonel dansçı.

Give a lift : Arabayla bırakmak.

Machine : Makine. Çark. Veri kartlarındaki bilgileri çeşitli düzeyler de işleyerek çizelgelemek ve işlemsel çözümlemeler yapmak üzere kullanılan çeşitli işletsel, elektriksel araçlar. Öndürmek. Makineyle yapmak. Makinede işlemek. Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt. Politika çarkı. İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi. Makine ile işlemek.

Motoring : Start dışı sebepler için motoru startelerle döndürmek. Otomobilcilik. Araba kullanma. Sürücülük. Otomobil sürme.

 

Stepping motor : Adımlı motor.

Armature : Döneç. Armatür. Zırh. Teçhizat. Rotor. Toplaç. Doğru akım üretecinin, dönen, üzeri sargılı orta bölümü. Endüvi. Bir işlergenin dönen parçası. bir elektirik motorunda ya da üreteçte üzerine akım kangalı sarılmış mıtnatıssal alan içinde dönen demirden parça.

Motored : Motor. Otomobille götürmek. Makine. Motorlu. Taşıt. Muharrik. Otomobil. İtici güç.

Give somebody a lift : Kaldırmak. Yardım etmek.

Drive : Uzun vuruş. Güç sağlamak. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Vurmak. Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. Dürtü. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Electric motor : Çıngı motoru. Elektriksel erkeyi işleysel erkeye dönüştüren devindirici aygıt. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik akımıyla beslenen, elektrik erkesini mekanik erkeye çeviren, sinema ve televizyon alanında çeşitli araç ve aygıtların çalıştırılmasını sağlayan aygıt. Elektrikli motor. Elektrikle çalışan motor. Elektrik motoru.

Motors synonyms : rotor coil, engine, tool, turbine, motor, generator, give a ride.

Motors zıt anlamlı kelimeler, Motors kelime anlamı

Stator : Motor ya da erkil üreteci gibi elektrik aygıtlarının devinimisiz akım kangallarından oluşan ve mıknatıssal alan uyarmaya yarayan parçaları. Dönmeyen kısım. Duruk. Sabit kısım. Stator. Duraç. Hareketsiz. Statör. Sabit bobin (elektronik terimi).

Stay in place : Yerinde kalmak.

Walk : Gezdirmek. Dolaşmak. Yürüyerek gitmek. Yürüyüş. Adımla ölçmek. Yürüyüş biçimi. Üzerinde yürümek. Yürümek. Taşımak (iterek). Yürüterek yormak.