Motorways türkçesi Motorways nedir

Motorways ingilizcede ne demek, Motorways nerede nasıl kullanılır?

Motorway : Asfalt. Anakentler arasında hızlı taşıt gidişgelişini sağlayan, yayalara kapalı, taşıt giriş çıkışıyla sık sık kesilmeyen, yerleşim yerlerinin dışından geçen, hız düşürmeyi gerektiren keskin dönüşleri bulunmayan, bir iki saatlik aralıklarla dinlenme ve benzin alma yerleri öngörülmüş, geniş ve birkaç şeritli karayolu. Hız yolu. Otoban. Ekspres yol. Otoyolu. Otoyol. İveryol. Karayolu. Her türden kara taşıtının hızlı yolculuğu için tasarlanmış kara yolu.

Motor body : Motor gövdesi.

Motor car : Otomotris. Oto motris. Binit. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Motris. Otomobil.

Motor cycle : İki tekerlekli ve motorlu taşıt. Motosiklet.

Motor development : Devinsel gelişme. Motor gelişimi. Vücudun duruşu, bir yerden başka bir yere doğru devinmesi ve elleri kullanma ile ilgili tepkilerin belli bir sıra izleyerek olgunlaşması.

Motor nerve : Motor sinir. Hareket ettirici sinir.

Motor driven camera : Düzeneği motorla çalıştırılan alıcı çeşidi. kollu alıcının karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Motorlu alıcı.

Motor neuron : Motor sinir. Motor sinir hücresi. Uyarıları beyinden bezlere ve kaslara ileterek onları faaliyete geçiren sinirler. motor nöron. Motor siniri.

 

Motor oil : Motoryağı. Motorlarda sürtünmeyi azaltarak aşınmayı önlemeye yarayan madensel yağ. Motor yağı. Gaz.

Motor launch : Motorlu sandal. Motor. Gezi motoru. Motorbot. Motor yardımıyla suya indirme.

İngilizce Motorways Türkçe anlamı, Motorways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Motorways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pavement : Trotuar. Tretuar. Döşeme. Üst yapı. Yol kaplaması. Yol döşemesi. Yol yüzeyi. Tretuvar. Beton. Kaldırım.

Parkway : Geniş park imkanı olan tren istasyonu. Parkyolu. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Geziyolu. Açık ve manzaralı anayol. Ağaçlı yol. Bulvar. Yaya dolaşımına kapalı, taşıt giriş ve çıkışlarının uzun aralıklarla yapılabildiği, iki yanı ağaçlarla, yeşillik ve çiçeklerle süslenmiş kentlerarası yol. Geziyol.

Thruway : Cadde.

State highway : Devlet karayolu. Devlet yolu.

Throughway : Cadde. Hız yolu. Yüksek hızlı otoban.

Pikes : Kargı. Paralı yol. Zirve (ingiliz ingilizcesi). Kuru ot yığını. Anayol. Zirve. Balıklama atlama. Mızrak. Turnabalığı.

Superhighway : İnternet vb ağlar aracılığıyla bilginin hızla bilgisayarlar arasında aktarılabildiği ortam. Sürat yolu. Süper otoyol. Her yöne birden çok yolun olduğu otoyol.

Blacktopped : Asfaltlamak. Asfaltlı. Asfalt yol. Asfalt döşenmiş. Asfaltlanmış.

Blacktops : Asfaltlamak. Asfalt yol.

Highway : Genel yol. Ana yol. Ana cadde. Şose. Anayol.

Motorways synonyms : freeways, pavements, pike, speedway, autostradas, tarmac, throughways, main road, land route, freeway, autobahns, asphalted, toll road, asphalt, carriageway, superhighways, tarmacs, speedways, expressways, autostrada, expressway, highways, parkways, hwy, blacktop, road, autobahn, motorway, expwy, bitumen, asphaltum, turnpike, tar.