Motor oil türkçesi Motor oil nedir

  • Gaz.
  • Motoryağı.
  • Motorlarda sürtünmeyi azaltarak aşınmayı önlemeye yarayan madensel yağ.
  • Motor yağı.

Motor oil ingilizcede ne demek, Motor oil nerede nasıl kullanılır?

Motor : Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Makine. Çeşitli biçimlerdeki erkeyi mekanik erkeye çeviren aygıt. (daha çok elektrik motoru anlamına kullanılır). Araba. Araç. Otomobille götürmek. Otomobille gitmek. Hareket ettirici. Muharrik. Taşıt.

Oil : Pohpohlamak. Yağ sürmek. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Küspe. Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester. sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad. Sıvıyağ. Sıvı yağ. Petrol. Zeytinyağı. Yağ.

Motor body : Motor gövdesi.

Motor car : Oto motris. Motris. Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Binit. Otomotris. Otomobil.

Motor cycle : Motosiklet. İki tekerlekli ve motorlu taşıt.

Motor development : Vücudun duruşu, bir yerden başka bir yere doğru devinmesi ve elleri kullanma ile ilgili tepkilerin belli bir sıra izleyerek olgunlaşması. Devinsel gelişme. Motor gelişimi.

İngilizce Motor oil Türkçe anlamı, Motor oil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Motor oil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Exhalation : Nefes. Soluma. Oh çekme. Ciğerlerde kirlenen havayı ağız ya da burun yolu ile dışarı verme. Soluk alıp verme. Soluk. Buhar. Nefes verme.

Bump start : İterek çalıştırmak. Vurdurma. Vurdurmak. İterek çalıştırma.

Lubricating oil : Makine yağı. Gres yağı. Yağlama yağı. Kalınyağ.

Fuel gas : Yakacak gaz. Yakıt gazı. Yanma gazı. Yanıcı gaz.

Fume : Duman çıkarmak. Buhar. Tütmek. Patlamak. Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım. Duman. Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. Kızmak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Fumes : Dumanlı sis. Buhar. Duman. Buhar (genellikle zararlı kokusu olan).

Kerosene : Parafin. Gaz yağı. Taşyağı. Gazyağı. Lamba petrolü. Saf vazelin. Mineral jöle. Petrol jölesi.

Gas oil : Gazyağı. Yeryağının damıtılmasıyla üretilen, yaklaşık 275-350°c de kaynayan akaryakıt türü. (dizel ve motorin olarak da bilinir.). Gaz yağı. Mazot.

Gas : Grizu. Matrak şey. Benzin almak. Gazla zehirlemek. Gaz vermek. Benzin. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre. Saçmalamak. Gaz pedalı.

 

Accelerator : İvdireç. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir organın çalışmasını veya kimyasal bir olayın hızını artıran ilaç veya madde. İvdirici. İvmelendirici. Kauçuk vulkanizasyonu oranını hızlandıran bir madde. İvmeç. Hızlandıran. Uygun elektrik ya da mıknatıs alanları yardımıyla, yükünleşmiş temel parçacıkları, atomlar ve molekülleri yüksek hızlara çıkararak, çarpışmalarla yeni çekirdek tepkimeleri sağlayan aygıt. Temel tanecikleri ya da çekinleri yüksek erkelere dek hızlandırmaya yarayan aygıt.

Motor oil synonyms : aero, gaseous, gases, aeros, engine oil, lube oil, flatulences, exhalations, flatulence.