Mullion türkçesi Mullion nedir

  • Pencere bölmesi.
  • Kapı-pencere ayırma dikmesi.
  • Pencere tirizi.
  • Kayıt-dikme (kapı-pencerelerde).
  • Tiriz.
  • Tirizlerle ayırmak.

Mullion ingilizcede ne demek, Mullion nerede nasıl kullanılır?

Mullioned : Bölümlü (pencere).

Mullioning : Tirizlerle ayırmak. Tiriz. Pencere tirizi. Kayıt-dikme (kapı-pencerelerde). Kapı-pencere ayırma dikmesi.

Mullions : Tirizlerle ayırmak. Kayıt-dikme (kapı-pencerelerde). Kapı-pencere ayırma dikmesi. Pencere tirizi. Tiriz.

Mulligan : Güveç. Yahni.

Mulligans : Yahni.

Mullah : Molla.

Mulla : Molla.

Mulling : Şarabı içime hazırlamak için ısıtma ve tatlandırma. Şarabı baharatla kaynatmak. Şarap kaynatma.

Mullein : Burunca otu. Sığır kuyruğu. Sığırkuyruğu.

Mull over : Kafa patlatmak. Üzerinde düşünmek. Derin düşünmek. Kafa yormak. Uzun uzadıya düşünmek. Düşünüp taşınmak.

İngilizce Mullion Türkçe anlamı, Mullion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mullion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strip : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Palangalar yoluyla alçaltılıp yükseltilebilen demir askılara bağlı ışıldak dizisi. Sütünü iyice sağmak. Striptiz yapmak. Üstünü çıkarmak. Açmak. Kazımak. Şerit. Geniş bir alanı aydınlatan genel ışıklama dizgesi içinde kullanılan birbiri yanma konulmuş dizi ışıtaçlar. çoğu kez, oluk biçiminde bir kutunun içine yan yana yerleştirilmiş 4 ile 150 vatlık ışıtaçların tümü. Soymak.

 

Slat : Lata. Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Bağdadi çıtası. Çarpmak. Sunta. Sunta ile donatmak. Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi. Çıta.

Moulding : Silme. Kalıp yapma. Zıh. Korniş. Dökümleme. Kalıplama. Kalıp parçası. Bir soru çizinliğiyle elde edilmiş bilgilerin nicelendikten sonra bir çizelge içinde topluca özetlenmesi, bk. niceleme. Döküm.

Filleting : Şerit. Kemiksiz et. Bantlamak. Pervaz. Fileto yapmak. Bant. Fileto. Şerit takmak. Saç bandı.

Window : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pencere. Vitrin. Gösteriş. Cam. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Pencere menüsü. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Camekan. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik.

Slats : Kaburgalar. Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Ses dağılımını denetlemede kullanılan yukarıdan aşağıya sarkıtılmış nesne. Çarpmak. Sunta. Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi. Lata. Selen sarkıtları. Bağdadi çıtası.

Molding : Süsleme. Döküm. Silme. Korniş. Kalıpta yapılmış şey. Zıh. Pervaz. Kalıp yapma. Kalıplama.

Batten : Sırtından geçinmek. Tiriz çekmek. Uzun tahta. Tirizlerle. Çubuk askı. Tıkınmak. Şişmanlamak. Semirmek. Semirtmek. Sahne yukarısından makaralarla indirilip çıkartılabilen genellikle iki parmak çapında çelik çubuk. bk. askı.

 

Mouldings : Korniş. Kalıp parçası. Döküm. Kalıp yapma. Kalıplama. Süsleme. Kalıpta yapılmış şey. Pervaz. Zıh.

Mullion synonyms : mullions, lath, listel, moldings, laths, slip, mullioning, fillet.

Mullion ingilizce tanımı, definition of Mullion

Mullion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A slender bar or pier which forms the division between the lights of windows, screens, etc. To furnish with mullions. To divide by mullions.