Multilateral investment guarantee agency türkçesi Multilateral investment guarantee agency nedir

  • Çok yanlı yatırım garantisi ajansı.
  • Az gelişmiş ülkelerde gerçekleştirilen yabancı sermaye yatırımlarını; millileştirme, siyasal istikrarsızlık, yatırım sözleşmesinin bozulması ve kar transfer güçlükleri gibi risklere karşı korumak amacıyla 1985 yılında dünya bankası grubu içinde kurulan bir örgüt.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Çok taraflı yatırım garanti ajansı.
  • Çok taraflı yatırım garanti kurumu.

Multilateral investment guarantee agency ingilizcede ne demek, Multilateral investment guarantee agency nerede nasıl kullanılır?

Multilateral : Çok kenarlı. Çok taraflı. Çok uluslu. Çok yanlı. Çokyanlı. Çok yüzlü.

Investment : Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım. Para yatırma. Kuşatma. Atama. Dışderi. Tayin. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Envestisman. Plasman.

Guarantee : Garanti. Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Garantilemek. Teminat vermek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üçüncül inanca. Kefalet etmek. Güvence altına almak. Güvence. Garanti etmek.

Agency : Faaliyet. Organ. Acente. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Vasıta. Acentelik. Acente temsilciliği. Ajans. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Fail.

 

İngilizce Multilateral investment guarantee agency Türkçe anlamı, Multilateral investment guarantee agency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Multilateral investment guarantee agency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Multilateral investment guarantee agency synonyms : a group shares, abnormal budget, abnormal budget receipts, a change in demand, ability to pay principle, a shift in supply.