Myeloblast türkçesi Myeloblast nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Miyeloblast.
  • Kemik iliğinde bulunan farklılaşmamış granülsüz hücre. miyeloblast.
  • İlik anagözesi.
  • Kemik iliğinde bulunan farklılaşmamış granülsüz hücre, miyeloblast.
  • Tamamen gelişmemiş olan kemik iliği hücreleri (anatomi terimi).
  • Lökoblast.

Myeloblast ingilizcede ne demek, Myeloblast nerede nasıl kullanılır?

Myeloblastic : Miyeloblastlarla ilgili olan. miyeloblastlar gösteren, miyeloblastların bulunuşuyla belirgin. Gelişmemiş miyelosit ile ilgili. Miyeloblastik. Gelişmemiş kemik iliği hücreleri ile ilgili (anatomi terimi).

Myeloblastic leukemia : Miyeloblastik lösemi. Granülositik lösemi.

Myeloblastic myeloid leukosis : Miyeloblastik miyeloid lökozis. Kanatlı miyeloblastozisi.

Myeloblastoma : Miyeloblastom.

Myeloblastosis : Miyeloblastozis. Miyelobla stomatoz. Kemik iliğinde, granülositlerin öncüsü olan miyeloblastların kanda aşırı miktarlarda bulunması. kanatlı miyeloblastozisi.

Avian myeloblastosis : Erişkin tavuklarda, miyeloblastların başta karaciğer olmak üzere tüm parenkim organlarında, damar içinde ve damar dışında tümör oluşturacak düzeyde üremesi sonucu oluşan düşkünlük, anemi ve kanama eğiliminin artmasıyla belirgin, lökozis-sarkoma grubundan viral bir hastalık, miyeloblastik miyeloid lökozis, miyeloblastozis, miyelositik miyeloid lökozis. Kanatlı miyeloblastozisi.

 

Amyeloblastic leukemia : Amiyeloblastik lösemi. Tümör hücrelerinin en az % 10’unda olgunlaşmanın promiyelosit devreye kadar ilerlediği, epistaksis, melana ve trombositopenik peteşiyel kanamalarla belirgin lösemi.

Myeloblastus : Miyeloblast. Kemik iliğinde hemositoblastuslardan poietinlerin etkisi altında gelişen farklılaşmamış hücre. granülosit olma yönünde uyarılan progenitör hücreler bölünüp çoğalarak miyeloblastları oluştururlar.

İngilizce Myeloblast Türkçe anlamı, Myeloblast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Myeloblast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Leucocyte : Lökasit. Wbc. Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, wbc. insan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1 0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5). Akyuvar. Lökosit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sitoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. lökosit. Beyaz kan hücresi.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Myeloblastus : Kemik iliğinde hemositoblastuslardan poietinlerin etkisi altında gelişen farklılaşmamış hücre. granülosit olma yönünde uyarılan progenitör hücreler bölünüp çoğalarak miyeloblastları oluştururlar.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

White corpuscle : Lökosit. Beyaz kan hücresi. Akyuvar.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Acacia : Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı.

Leukocyte : Beyaz kan hücresi. Akyuvar. Lökosit. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc.

Myeloblast synonyms : white cell, white blood cell, white blood corpuscle, aardvarks, aardvark, a site, a cells, abiotic environment, leucoblast, abambulacral area, a protein, wbc, leukoblast, a chromosome, abductor muscle, abramis zone.