Nail polish türkçesi Nail polish nedir

Nail polish ile ilgili cümleler

English: Do you like to wear nail polish?
Turkish: Oje sürmekten hoşlanır mısın?

English: The smell of nail polish is bad.
Turkish: Ojenin kokusu çok kötü.

English: "Mum, may I borrow your nail polish?" "Yes, you can borrow it."
Turkish: "Anne, ojeni ödünç alabilir miyim?" "Alabilirsin."

English: What's your favorite nail polish color?
Turkish: En sevdiğin tırnak ojesi rengi nedir?

English: I don't like to wear nail polish.
Turkish: Oje sürmeyi sevmem.

Nail polish ingilizcede ne demek, Nail polish nerede nasıl kullanılır?

Nail : Vurmak. Çakmak. Enselemek. Kakmak. Parmakların ucunda bulunan ve üst deriden gelişen keratin yapılar. Tırnak. Mıhlamak. Çivi. Sıkı sıkı bağlamak.

Polish : Ayakkabı boyası. Perdah. Kusursuzlaştırmak. Polonyalı. İncelik. Parlaklık. Polonya. Parlak. Cila. Perdahlamak.

Nail polish remover : Oje çıkarıcı.

Nail bed : Tırnak tabanı. Sivri uçları yukarıya doğru bakan tırnaklardan oluşan yatak (hint fakirleri tarafından kullanılan). Tırnak yatağı.

Nail biting : Hoşa gitmeyen. Heyecanlı. Tırnak yeme alışkanlığı. Tırnaklarını kemiren.

Nail brush : Tırnak fırçası.

İngilizce Nail polish Türkçe anlamı, Nail polish eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Nail polish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glossers : Bir şey üzerine perdah veya cila uygulayan kimse. Dudakları parlak yapan kozmetik ürün. Açıklayıcı yazılar yazan kimse. Yorumcu. Parlatan kimse veya şey. Tefsirci. Eleştirmen. Bir metin üzerine yorumlar ve açıklayıcı notlar yazan bilim adamı.

Varnish : Boyalı yüzeyleri korumak ve parlatmak amacıyla kullanılan reçine ve kurutucu yağların uçucu bir çözücüdeki çözeltisi. Emaye. Verniklemek. Vernik. Yapmacık kibarlık. Cila. Parlaklık. Cilalamak.

Film polishing machine : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmi parlatma işinde kullanılan aygıt.

Buffering : Tamponlama. Ara belleğe alma. Arabelleğe alma. Tamponluk. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tampon belleğe alma. Hidrojen iyon yoğunluğunu sabit tutma işlemi. doğrudan doğruya yara üzerine steril gazlı bez, onun üzerine de pamuk koyup bir sargıyla sıkıca sarmakla yapılan kanama durdurma işlemi. Ara belleğe alınıyor. Şoku abzorbe eden veya azaltan tampon.

Shiner : Parlayan şey. Parlaklık yayan. Çil para. Gümüşi balık (g. amer.). Teksas eyaletinde şehir. Altın lira. Morarmış göz.

Glosser : Tefsirci. Bir metin üzerine yorumlar ve açıklayıcı notlar yazan bilim adamı. Eleştirmen. Dudakları parlak yapan kozmetik ürün. Açıklayıcı yazılar yazan kimse. Yorumcu. Bir şey üzerine perdah veya cila uygulayan kimse. Parlatan kimse veya şey.

Nail enamel : Tırnak minesi. El veya ayak tırnaklarına uygulanan renkli ojeden oluşan kozmetik madde.

Polisher : Parlatma aygıtı. Vernik. Cila. Cilalayıcı. Perdahçı. Cila makinesi. Cilacı. Açkıcı. Perdah makinesi.

Nail varnish : El veya ayak tırnaklarına uygulanan renkli ojeden oluşan kozmetik madde. (british) tırnak cilası. Tırnak minesi.

Lacquer : Lake kaplamak. Briyantin. Lake. Saç spreyi. Vernik. Laka. Cila. Verniklemek. Reçineli vernik.

Nail polish synonyms : polishers.