Film polishing machine türkçesi Film polishing machine nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Parlatıcı.
  • Filmi parlatma işinde kullanılan aygıt.

Film polishing machine ingilizcede ne demek, Film polishing machine nerede nasıl kullanılır?

Film : Çevirmek. Film. Film çekmek. Kaplamak (zar vb.). Fizik, kimya, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Film yapmak. İnce tabaka. Filme çekmek. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Çevirim eylemi.

Polishing : Filmin temizlenmesi sırasında tertemiz, parlak bir görünüş sağlama. Perdah. Cila. Perdahlama. Parlatma. Cilalama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Polisaj.

Machine : İşlerge. İşleteç. Makine ile yapmak veya şekil vermek. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Makinede işlemek. Mekanizma. Makine. Çark. Araba. Makine ile yapmak.

 

Polishing machine : Cilalama makinesi. Perdah makinesi. Polisaj makinası. Cila makinası. Mozaik silme makinesi. Cila makinesi. Parlatma makinesi.

İngilizce Film polishing machine Türkçe anlamı, Film polishing machine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Film polishing machine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Polisher : Cilacı. Cila makinesi. Açkıcı. Perdahçı. Cila. Cilalayıcı. Parlatma aygıtı. Perdah makinesi. Vernik.

Glosser : Eleştirmen. Dudakları parlak yapan kozmetik ürün. Açıklayıcı yazılar yazan kimse. Tefsirci. Yorumcu. Bir metin üzerine yorumlar ve açıklayıcı notlar yazan bilim adamı. Parlatan kimse veya şey. Bir şey üzerine perdah veya cila uygulayan kimse.

Polishers : Perdah makinesi. Perdahçı. Cilacı. Vernik. Cila.

Buffering : Şoku abzorbe eden veya azaltan tampon. Ara belleğe alınıyor. Hidrojen iyon yoğunluğunu sabit tutma işlemi. doğrudan doğruya yara üzerine steril gazlı bez, onun üzerine de pamuk koyup bir sargıyla sıkıca sarmakla yapılan kanama durdurma işlemi. Arabelleğe alma. Tamponluk. Tamponlama. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ara belleğe alma. Tampon belleğe alma.

Nail polish : Tırnak cilası. Oje. Tırnak boyası.

Nail varnish : Tırnak boyası. Oje. (british) tırnak cilası. El veya ayak tırnaklarına uygulanan renkli ojeden oluşan kozmetik madde. Tırnak cilası. Tırnak minesi.

Shiner : Morarmış göz. Teksas eyaletinde şehir. Çil para. Altın lira. Parlayan şey. Gümüşi balık (g. amer.). Parlaklık yayan.

Varnish : Emaye. Cila. Verniklemek. Boyalı yüzeyleri korumak ve parlatmak amacıyla kullanılan reçine ve kurutucu yağların uçucu bir çözücüdeki çözeltisi. Cilalamak. Sırlamak. Vernik. Cila sürmek. Parlaklık.

 

Glossers : Bir metin üzerine yorumlar ve açıklayıcı notlar yazan bilim adamı. Tefsirci. Eleştirmen. Bir şey üzerine perdah veya cila uygulayan kimse. Yorumcu. Parlatan kimse veya şey. Açıklayıcı yazılar yazan kimse. Dudakları parlak yapan kozmetik ürün.