Polish türkçesi Polish nedir

  • Perdahlamak.
  • Polonyalı.
  • Kusursuzlaştırmak.
  • Düzeltmek.
  • Cilalı yüzey.
  • Polonya dili.
  • Parlak.
  • Parlatmak.
  • Perdah.
  • Kibarlık.
  • Cila.
  • Polonya.
  • Cila vurmak.
  • İncelik.
  • Cilalamak.
  • Parlaklık.
  • Polonyaca.
  • Ayakkabı boyası.
  • Lehçe.

Polish ile ilgili cümleler

English: Ali got Mary to polish his shoes.
Turkish: Ali Mary'ye ayakkabılarını cilalattı.

English: Don't forget to polish your shoes before you go out!
Turkish: Dışarı çıkmadan önce ayakkabılarını cilalamayı unutma.

English: Felicja's mother is a Polish of Romanian origin.
Turkish: Felicja'nın annesi, Rumen asıllı bir Polonyalıdır.

English: Ali wanted to polish his shoes.
Turkish: Ali ayakkabılarını cilalamak istedi.

English: Do you know this Polish proverb?
Turkish: Bu Lehçe atasözü biliyor musun?

Polish ingilizcede ne demek, Polish nerede nasıl kullanılır?

Polish hen : Dokuz adet varyetesi olan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, kökeni muhtemelen doğu avrupa olan, seyrek bulunan ve çok güzel bir ırk olan, küçük ibikli, yoğun tüylü, oldukça etkin, geniş alanlara gereksinim duyan tavuk ırkı. Polonya tavuğu.

Polish notation : Polonyalı gösterimi. Öntakı simgelemi. Polanyalı gösterimi. Polonyalı yazımı.

Polish off : Bitirmek. Alt etmek. İşini bitirmek. Bir çırpıda temizlemek. Silip süpürmek (yemeği). Halletmek. Sıyırmak. Silip süpürmek. Çabucak bitirmek (işi). Yenmek.

 

Polish out : Filmin üzerinde, istenilmeksizin oluşan çizikleri gidermek için yapılan işlem. Çiziksizleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Polish sausage : Kasaplık hayvan etlerinden yapılan baharatlı, tütsülenmiş fermente, yarı kuru geleneksel polonya sucuğu, kielbasa, kolbasa, kalbasa. Polonya sucuğu.

Nail polish : Tırnak boyası. Parlatıcı. Tırnak cilası. Oje.

Give a polish : Cilalamak. Parlatmak.

Polish up : Çalışarak ilerletmek. İyice parlatmak. Düzeltmek. Pırıl pırıl yapmak. İyice cilalamak. Daha iyi duruma getirmek.

Floor polish : Döşeme cilası.

French polish : İspirtolu cila. Gomalak cilası.

İngilizce Polish Türkçe anlamı, Polish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Polishes : Boyamak (ayakkabı). Terbiye etmek. Cilalanmak.

School : Okul çalışanları ve öğrencileri. Mektep. Balık sürüsü. Ekol. Okutmak. Eğitmek. Ders vermek. Okula göndermek. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Öğretmek.

Comities : Nezaket. Mücamele. Saygı.

Chasers : Hovarda. Avcı gemisi. Sert içkinin üzerine içilen hafif içecek. Avcı uçağı. Pekiştirme mektubu. Çapkın. Kovalayan. Diş açma bıçağı. Keski.

Brightening : Aydınlatmak. Parlatma. Parlaklaştırma. Aydınlanmak. Avivaj. Canlanmak. Neşelendirmek. Aklamak. Parlaklaştırıcı.

Furbish : Yeniden kullanılır hale getirmek. Patlatmak. Pasını çıkarmak. Tazelemek. Ovalama ile parlatmak. Yenileştirmek. Yeni gibi yapmak. Pırıl pırıl yapmak.

 

Brightens : Aydınlatmak. Aydınlanmak. Canlandırmak. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Aydınlık olmak. Canlanmak. Aklamak. Canlılık vermek (bir yere). Mutlu olmak.

Courtliness : Kibar olma niteliği. Zarif hareket tarzına sahip olma niteliği.

Brightness : Canlılık. Görkem. Yün tipinin renk ve ışığı yansıtma gücü. Revnak. Parıltı. Yapağıda parlaklık. İhtişam. Bilgisayar, uzay, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yalabık.

Brightly : Pırıl pırıl. Parlak biçimde. Parlak bir şekilde. Canlı. Aydınlık. Işıl ışıl. Şakır şakır.

Polish synonyms : over refine, overrefine, fancify, simonise, cleans, discretion, courtesies, sheeneys, sleek, dialect, chivalry, bright, candescent, cera, civilness, dazzlement, brilliants, blacking, adjust, idiom, glaze, prettify, ameliorate, beaming, slick, arrange, brilliancy, effulgence, lac, scour, blanching, courtesy, dope.

Polish zıt anlamlı kelimeler, Polish kelime anlamı

Uglify : Güzelliğini bozmak. Çirkinleştirmek.

Worsen : Kötüleşmek (hasta). Kötüye gitmek. Kötüleşmek. Beter etmek. Daha da kötüleşmek. Daha kötü bir hale getirmek. Daha kötü olmak. Daha da kötüleştirmek. Daha da kötü olmak. Gerilemek.

Polish ingilizce tanımı, definition of Polish

Polish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To become smooth, as from friction. A gloss or luster. As, to polish glass, marble, metals, etc. To overspread with luster. As, steel polishes well. To take a smooth and glossy surface. To make smooth and glossy, usually by friction. A smooth, glossy surface, usually produced by friction. Of or pertaining to Poland or its inhabitants. To receive a gloss. To burnish.