Polishes türkçesi Polishes nedir

Polishes ingilizcede ne demek, Polishes nerede nasıl kullanılır?

Polished : Yontulmuş. Cilalanmış. Nazik. Kibar. Gösterişli. Celi. Boyanmış. Parlak. Mücella. Cilalı.

Polished rock : Üzerinden geçen buzulların sürtme ve törpülenmeleriyle parıltılı görünüm alan kayaç. bk. çizikli taş. Parlatılmış kayaç. Cilalanmış taş.

Polisher : Cilacı. Parlatma aygıtı. Vernik. Cila makinesi. Parlatıcı. Cila. Cilalayıcı. Açkıcı. Perdahçı. Perdah makinesi.

Polishers : Vernik. Parlatıcı. Cila. Cilacı. Perdah makinesi. Perdahçı.

Apple polisher : Dalkavuk. Yağcı. Abd yağcı. Ki.

Polish up : Pırıl pırıl yapmak. Daha iyi duruma getirmek. İyice parlatmak. Düzeltmek. Çalışarak ilerletmek. İyice cilalamak.

Unpolished : Terbiyesiz. Kaba. Perdahsız. Boyasız. Cilalanmamış. Ham. Boyanmamış. Parlatılmamış. Cilasız.

Depolished glass : Yüzeyi mekanik (kumlama) ya da kimyasal (asitle donuklaştırma) bir işlemle donuklaştırılmış cam. Buzlu cam.

Polish notation : Polonyalı yazımı. Öntakı simgelemi. Polonyalı gösterimi. Polanyalı gösterimi.

Floor polisher : Zemin parlatıcı. Döşeme cilacısı.

İngilizce Polishes Türkçe anlamı, Polishes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Polishes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calender : Perdah makinası. Silindirden geçirmek. Kalender. Kalandır. Silindir. Kalenderlemek. Perdah makinesi. Kalandırlamak.

Blazon : Uygun bir dille söylemek. Renklerle süslemek. Ongun. Gösteriş. Donatmak. Kaplamak. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Sergilemek. Arma çizmek. Arma.

Furbish : Yeni gibi yapmak. Yenileştirmek. Pasını çıkarmak. Silmek. Ovalama ile parlatmak. Yeniden kullanılır hale getirmek. Pırıl pırıl yapmak. Tazelemek.

Shiny : Açık. Cilalı. Gıcır gıcır. Havsız. Ruşen. Parlak. Eskimiş (elbise). Berrak. Parlamış (eski).

Burnished : Işıltılı. Parıldayan. Parlak.

Edifies : Öğretmek. Ahlakça yükseltmek. Ahlakını yükseltmek. Akıl geliştirmek. Moral vermek. Kişilik geliştirmek.

Disciplines : Yola getirmek. Disipline sokmak. Disiplin sağlamak. Yetiştirmek. Cezalandırmak.

Shining : Nurani. Olağanüstü. Nurlu. Parlama. Parıltılı. Parlak. Parlayan. Işık saçan. Işıltı. Işıltılı.

Polish : Kibarlık. Polonya. Lehçe. Parlak. Cila vurmak. Kusursuzlaştırmak. Polonyalı. Parlaklık.

Edified : Ahlaki anlamda terbiye edilmiş. Ahlakını yükseltmek. Moral vermek.

Polishes synonyms : fancify, simonise, burnishes, amended, sleeking, apply polish, blazoning, rub, gloss, brightened, chastens, glaze, buffs, adjusts, disciplining, amending, brighten, finishes, calendered, burnish, bettering, blanches, calibrate, glazes, blazons, betters, furbished, broke in, lustrous, cleans, educate, brighten up, calenders.

Polishes zıt anlamlı kelimeler, Polishes kelime anlamı

Uglify : Güzelliğini bozmak. Çirkinleştirmek.

Unpolished : Terbiyesiz. Boyanmamış. Kaba. Ham. Parlatılmamış. Perdahsız. Cilalanmamış. Cilasız. Boyasız.

Dull : Fersiz. Körleşmek. Körletmek. Sıkıcı. Duygusuzlaşmak. Soluk. Renksiz. Kalın kafalı. Ruhsuz. Matlaştırmak.