Calender türkçesi Calender nedir

Calender ingilizcede ne demek, Calender nerede nasıl kullanılır?

Chintz calender : Friksiyonlu kalandır. İriksiyonlu kalandır. Parlatma kalandırı. Çinz kalandın. Çinz kalandırı. Parlatma kalandın. Şintz kalenderi.

Lunisolar calender : Ay-gün takvimi. Ay ve güneş'in görünen devinmelerine göre düzenlenen takvim.

Moire calender : Muare kalenderi. Muare kalandın.

Solar calender : Güneş takvimi. Güneş'in görünürdeki günlük ve yıllık devimine göre düzenlenen takvim.

Calendered : Perdahlamak. Silindirden geçirmek.

Calendar day : 24 saatlik süre. Takvim günü. İki geceyarısı arasındaki periyot. 24 saatlik gün.

Calendar month : Bir ayın bitiminden diğer ayın bitimine kadar hesaplanan zaman fasılası (gregoryan takvimine göre). Yılın 12 ayından biri. Takvim ayı. Dallık ayı.

Calendar control : Takvim denetimi.

Calendar : Liste. Günbilik. Dallık. Kütük. Mahkeme günü. Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Yıllık. Bilgisayar, coğrafya, uzay, tarih alanlarında kullanılır. Gün, hafta, ay ve yılları doğrudan doğruya gözlenebilen olayları, özellikle güneş ve ayın devinimleriyle bağlantılı olarak zaman akışını göstermek üzere kurulan çeşitli düzenler. Zaman akışını, gökbilim açısından, gün, hafta, ay ve yıl olmak üzere aralıklara ayıran, bunları belirleyip saptayan düzen.

 

Supercalender : İnce perdah merdanesi. Makaralı merdane. İnce perdah makinesi.

İngilizce Calender Türkçe anlamı, Calender eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calender ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Philosophic : Filozofça. Akıllıca. Filozofik. Bkz.philosophical. Felsefi. Düşünceli. Felsefik. Sakin.

Mangle : Çamaşır sıkma makinesi. Yırtmak. Ezmek. Bozmak. Korkunç bir şekilde yaralamak. Mengene. Cendere. Mengeneden geçirmek. Merdane. Parçalamak.

Satins : Parlak. Satensi. Saten kumaş. Saten. Dümdüz. Atlas. Pürüzsüzleştirmek. Parlatmak.

Glazes : Cam takmak. Sırlamak. Sırlanmak. Cam gibi olmak. Jöle ile kaplamak. Feri gitmek. Sırlar. Parlatmak (boya).

Unconventional : Geleneksel olmayan. Teklifsiz. Geleneklere uymayan. Rahat. Alışılmamış. Görenek dışı. Göreneklere uymayan. Göreneksel olmayan. Laubali.

Surfacers : Planya makinesi. Conta macunu. Taş yüzeyi silme makinesi.

Press : Hızlandırmak. Basım. Bastırmak. Topluca ilerlemek. Preslemek (çelik veya cam veya tuğla vb'ni). Basın. Sıkmak (limon vb.). Baskı. Baskı yapmak. Çabuklaştırmak.

Buff : Açkılamak. (araba veya radyo vb) meraklısı. Meraklı. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. Öküz derisi. Perdah etmek. Düşkün. Kösele rengi. Yumuşak bir şeyle parlatmak.

 

Machine : Mekanizma. İşlerge. İşleteç. Makinede işlemek. Makine ile yapmak. Politika çarkı. Makine. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Makine ile yapmak veya şekil vermek. Makineyle yapmak.

Calender synonyms : calendered, burnishes, polishes, surfacer, carefree, philosophical, mangling, mangled, mangles, cylinder, scour, sleeking, polishers, platens, polisher, roller, calenders, buffed, buffs, rollers, polishing machine, polish, glaze, cylindrical, platen, rouleau, scours, cylinders, sleek.

Calender ingilizce tanımı, definition of Calender

Calender kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of a sect or order of fantastically dressed or painted dervishes. To press between rollers for the purpose of making smooth and glossy, or wavy, as woolen and silk stuffs, linens, paper, etc. A machine, used for the purpose of giving cloth, paper, etc., a smooth, even, and glossy or glazed surface, by cold or hot pressure, or for watering them and giving them a wavy appearance. It consists of two or more cylinders revolving nearly in contact, with the necessary apparatus for moving and regulating.