Polished türkçesi Polished nedir

Polished ile ilgili cümleler

English: His assistant polished his shoes.
Turkish: Yardımcısı ayakkabılarını parlattı.

English: I polished up the floor and furniture.
Turkish: Zemini ve mobilyayı parlattım.

English: I polished Tom's shoes.
Turkish: Tom'un ayakkabılarını cilaladım.

English: I polished Tom's shoes for him.
Turkish: Ben Tom'un ayakkabılarını onun için cilaladım.

English: I polished my shoes.
Turkish: Ayakkabılarımı cilaladım.

Polished ingilizcede ne demek, Polished nerede nasıl kullanılır?

Polished rock : Üzerinden geçen buzulların sürtme ve törpülenmeleriyle parıltılı görünüm alan kayaç. bk. çizikli taş. Cilalanmış taş. Parlatılmış kayaç.

Depolished glass : Yüzeyi mekanik (kumlama) ya da kimyasal (asitle donuklaştırma) bir işlemle donuklaştırılmış cam. Buzlu cam.

Unpolished : Boyasız. Kaba. Parlatılmamış. Ham. Cilasız. Cilalanmamış. Boyanmamış. Terbiyesiz. Perdahsız.

Unpolished stone : Ham taş.

Polisher : Parlatma aygıtı. Perdah makinesi. Parlatıcı. Cila makinesi. Cila. Cilacı. Perdahçı. Açkıcı. Vernik. Cilalayıcı.

Polish off : Çabucak bitirmek (işi). Üstesinden gelmek. Yenmek. Halletmek. Bir çırpıda temizlemek. Bitirmek. Silip süpürmek (yemeği). Silip süpürmek. Sıyırmak. İşini bitirmek.

 

Apple polisher : Ki. Abd yağcı. Dalkavuk. Yağcı.

Polish hen : Polonya tavuğu. Dokuz adet varyetesi olan, deri rengi ve yumurta kabuğu rengi beyaz, süs amacıyla yetiştirilen, kökeni muhtemelen doğu avrupa olan, seyrek bulunan ve çok güzel bir ırk olan, küçük ibikli, yoğun tüylü, oldukça etkin, geniş alanlara gereksinim duyan tavuk ırkı.

Polish sausage : Polonya sucuğu. Kasaplık hayvan etlerinden yapılan baharatlı, tütsülenmiş fermente, yarı kuru geleneksel polonya sucuğu, kielbasa, kolbasa, kalbasa.

Polish out : Filmin üzerinde, istenilmeksizin oluşan çizikleri gidermek için yapılan işlem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çiziksizleme.

İngilizce Polished Türkçe anlamı, Polished eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polished ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brittle : İnce. Gevrek. Kolay kırılır. Bonbon. Kolayca kırılan. Hassas. Çabuk bozulan. Narin. Kıtır kıtır.

Chichis : Süslü.

Chipped : Kırılmak. Alaya almak. Havalandırmak (top). Takılmak. Ufalanmış. Kırılgan olmak. Çentmek. Budamak. Yontmak.

Refined : Tasfiye edilmiş. İnce. Zarif. Arıtılmış. Rafine.

Painted : Boyama. Tarafından resmedildi. Renkli. Boyalı.

Civiler : Yurttaşlık ile ilgili. Nezaketli. Medeni. Hükümete ait. Bireysel. Medeni hukuk ile ilgili. Laik. Uygar. Sivil.

Varnished : Cilalamak. Vernikli. Verniklenen. Verniklemek. Sırlamak. Verniklenmiş. Vernik sürülmüş.

Aristocratical : Soylu. Aristokrasi ile ilgili. Asil.

Burnished : Işıltılı. Parıldayan.

 

Sculptured : Heykelini yapmak. Heykeli yapılmış. Yontmak. Heykel şekli verilmiş. Oyulmuş. Oymak. Heykeltraşlık yapmak.

Polished synonyms : chichi, blancmange, civilised, civilest, bright, sophisticated, glossier, considerate, finished, whittled, dashier, cannie, brilliants, heightened, classier, dyed, glossies, urbane, baronial, ardent, artiest, blander, shining, dashy, lacquered, bombastic, affable, brightest, coloured, primed, dressed, civil spoken, dashing.

Polished zıt anlamlı kelimeler, Polished kelime anlamı

Unpolished : Boyanmamış. Parlatılmamış. Boyasız. Terbiyesiz. Cilalanmamış. Cilasız. Perdahsız. Ham. Kaba.

Dull : Körleşmek. Körletmek. Sersemletmek. Hafifletmek. Sıkıcı. Kör. Duygusuzlaşmak. Sersem. Renksiz. Körelmek.

Naive : Naif (resim). Naif. Bön. Saf. Çaylak. Toy. Denenmemiş. Sade.

Polished ingilizce tanımı, definition of Polished

Polished kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, polished plate. Hence, highly finished. Made smooth and glossy, as by friction. Polished manners. Polished verse. Polite. Refined.