Painted türkçesi Painted nedir

Painted ile ilgili cümleler

English: Ali asked Mary who painted the picture.
Turkish: Ali Mary'ye resmi kimin yaptığını sordu.

English: Ali doesn't know who painted that picture.
Turkish: Ali resmi kimin yaptığını bilmiyor.

English: Ali asked me who had painted the picture.
Turkish: Ali bana resmi kimin yaptığını sordu.

English: Ali and his friends painted the barn yesterday.
Turkish: Ali ve arkadaşları dün ahırı boyadı.

English: Ali asked me who had painted the picture that was hanging on my wall.
Turkish: Ali bana duvarımda asılı duran resmi kimin yaptığını sordu.

Painted ingilizcede ne demek, Painted nerede nasıl kullanılır?

Painted beauty : Makyajlı güzellik.

Painted cup : Desenli fincan.

Painted curtain : Çerçeve sahneli bazı tiyatrolarda büyük kumaş perdenin önünde bulunan üstü resimli ya da süslü perde. Boyalı perde.

Painted lady : Benekli kırmızı kelebek. Diken kelebeği.

Painted set : Boyalı dekor. Çeşitli renklerle boyanarak yapılmış olan dekor.

Painter : Pruva halatı. Ressam. Nakkaş. Boyacı. İbre. İmleç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bezemleri boyayan kimse. Badanacı. Çıma.

Unpainted : Boyasız. Boyanmamış.

Repainted : Tekrar boyamak. Üzerine başka resim yapmak. Rötuş yapmak. Yeniden boyamak.

 

Be painted : Boyanmak.

Hand painted animation : Alıcısız film. Alıcı kullanmaksızın, dolayısıyla işlemelik çalışmalarına gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya boş film üzerine elle çizilerek gerçekleştirilen film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kamerasız film.

İngilizce Painted Türkçe anlamı, Painted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Painted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lithochromatic : Rengarenk. Alaca bulaca.

Lithochromatics : Rengarenk.

Lurid : Korkunç. Heyecan uyandıran. Korkutucu. Yangın kızıllığı gibi. Uçuk renkli. Dehşet verici. Fazlasıyla parlak (renk). Parlak. Dehşetli.

Coloured : Zenci. Beyaz ırktan olmayan. Etki altında kalmış. Renklendirilmiş. Taraflı. Siyah. Siyahi.

Unreal : Sanal. Gerçek dışı. Gerçekdışı. Asılsız. Gerçek olmayan. Sahte. Hayali. Düşsel.

Colorings : Yanıltıcı görünüş. Renklendirme. Ten rengi. Renk. Görünüş. Boya. Renklendiren. Yüz rengi. Gıda boyası.

Colourful : Rengarenk. Ala. Renk renk. Canlı. Parlak. Hareketli.

Primed : Tulumbaya su koymak. Söylemesi gerekeni öğretmek. İçirip sarhoş etmek. Astarlanmış. Astarlı. İşlemden geçirilmiş. Ağızotu koymak (tüfek). Astar sürmek.

Dyed : Boya.

Painted synonyms : with make up, dyeings, artificial, whitewashed, colours, painty, hued, jazzy, polished, coloreds, colorations, colors, colored, colouring, varnished, dipping, belchers, finished, colouration, colourings, colorful, coloring, chromatic, stained, belcher, dippings, calicoed, paintier, coated, paintiest, coloration, dye, dyeing.

 

Painted zıt anlamlı kelimeler, Painted kelime anlamı

Unpainted : Boyanmamış. Boyasız.

Unfinished : Kaba. İşlenmemiş. Tamamlanmamış. Yarım kalmış. Cilasız. Bitirilmemiş. Yarım. Terbiye edilmemiş. Bitmemiş. Noksan.

Natural : Yapmacıksız. Doğuştan. Doğuştan hünerli kimse. Asıl. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Doğal. Fıtri. Normal. Natürel. Hılki.

Painted ingilizce tanımı, definition of Painted

Painted kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Covered or adorned with paint. Portrayed in colors.