Nails türkçesi Nails nedir
- Yakalamak.
- Mıhlamak.
- Vurmak.
- Çivilemek.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Kavramak.
- Epidermisten biçimlenen kapsula ungule ve dermisten biçimlenen koryum ungule olmak üzere iki kısım içeren epidermoidal, keratinize organlar. insanda unguis, tek parmaklılarda ungula, çift tırnaklılarda ungule, etçillerde ise unguikula adları verilir.
- Çivi çakmak.
- Meydana çıkarmak.
- Tırnaklar.
Nails ile ilgili cümleler
English: Her nails are red.
Turkish: Onun tırnakları kırmızıdır.
English: Human nails were part of the witch's brew.
Turkish: İnsan tırnakları, cadı içkisinin bir parçasıydı.
English: I can't cut my nails and do the ironing at the same time!
Turkish: Aynı anda tırnaklarımı kesip ütü yapamam!
English: A magnet can pick up and hold many nails at a time.
Turkish: Bir mıknatıs bir seferde çok sayıda çiviyi toplayabilir ve tutabilir.
English: I never cut my nails at night.
Turkish: Gece tırnaklarımı asla kesmem.
Nails ingilizcede ne demek, Nails nerede nasıl kullanılır?
As hard as nails : Kaskatı. İnatçı. Taş yürekli. Sıhhatli acımasız. Sağlam. Sıhhatli. Kösele gibi. Acımasız. Taş gibi. Haşin.
Bite nails : Tırnak yemek.
Wood nails : Ahşap çivileri. Ahşap birleştirmek için uygun olan çiviler. Ağaç çivileri. Odun çivileri.
Nailset : Çivigömen.
Nailsets : Çivigömen.
Did his toenails : Ayak tırnaklarını yaptı. Ayak tırnaklarını kesti veya törpüledi. Kendine pedikür yaptı.
Did his fingernails : Manikür yaptı. El tırnaklarını yaptı.
Hobnails : Kabara. İri başlı çivi.
Snails : Salyangozlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çok hücrelilerin (metazoa), birincil ağızlılar (protostomia) filumunun, yumuşakçalar (mollusca) dalından, çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu, başta dokunaçlar üzerinde gözleri, ağızlarında dişli dil (radula) bulunan, kambriyum'dan beri fosillerine rastlanan, önden solungaçlılar (prosobranchia), arttan solungaçlılar (opisthobranchia), akciğerli salyangozlar (pulmonata) gibi takımları olan geniş bir sınıf. salyangozlar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan gastropoda sınıfından salyangozlar. Sümüklüböcek. Salyangoz. Yavaş hareket eden kimse. Salyangoz dişli çarkı. Karından ayaklılar. Uyuşuk tip.
Fingernails : Tırnak.
İngilizce Nails Türkçe anlamı, Nails eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nails ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fastening : Kapı yada pencere kilidi. Toka. Bağ. Tutulma. Mandal ya da sürgü. Bağlanma. Tespit etme. Kapı ya da pencere kilidi. Sabitleme. Tutturma.
Disclose : Sır vermek. Bildirmek. Açıklamak. Açmak. Söylemek. Ortaya çıkarmak. İfşa etmek. Keşfetmek. Açığa vurmak. Açığa çıkarmak.
Deterrer : Mezardan çıkarmak. Topraktan çıkarmak.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
Apperceived : İdrak etmek.
Staple : Tel ile tutturmak. Başlıca mahsül. Başlıca ürün. Kendi demet veya lüleleri içinde oluşan yapağı lifi. Çatal çivi ile tutturmak. Liflerine göre ayırmak. Zımba. Zımbalamak. Tel.
A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.
Hobnail : İri başlı çivi. Kabara.
Spike : Krampon ile yaralamak. Sivri uçlu çubuk. Sivri demir ile delmek. Anlık gerilim yükselmesi. Tahta sokmak. Sivri uç. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Sivri uçlu demir. Falya deliğini tıkamak (silah). Başak.
Nails synonyms : eightpenny nail, fourpenny nail, stub nail, sixpenny nail, tenpenny nail, nailing, brad, a band, appreciated, transfix, joe, holdfast, inverted commas, fixing, nail, drive the nail, brought out, deterrers, nailhead, bite, transfixing, beat, doornail, capture, transfixed, detects, bag, biffs, a c syndrom, a clay, batters, stud, elicited.
Nails zıt anlamlı kelimeler, Nails kelime anlamı
Detach : Çıkarmak. Sökmek. Ayrılmak. Çözmek. Kesip ayırmak. Çıkmak. Kopmak. Ayırmak. Özel görevlendirmek. Koparmak.
Fail : Çakmak. Çaktırmak. Bitmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Batmak. Kuvveti kesilmek. Suya düşmek. Başarısız olmak. Zayıf not.

Bu kısımda Nails kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nails ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nails anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nails ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.