Naturality türkçesi Naturality nedir
Naturality ingilizcede ne demek, Naturality nerede nasıl kullanılır?
Naturalis historia : Yaşlı pliny (pliny the elder) tarafından yazılan ansiklopedi. (latince) doğal tarih.
Naturalisation : Uyrukluğa kabul etme. Ortama alışma süreci (ayrıca naturalization). Vatandaşlık hakları verme. Yurttaşlığa kabul etme. Vatandaşlığa kabul etme. Yurttaşlığa kabul. Vatandaş olma süreci. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Vatandaşlığa kabul. Vatandaşlık tanınması.
Naturalise : Yeni iklime alıştırmak (bitkiyi veya hayvanı). Yerlileştirmek. Vatandaş olmak. Vatandaşlık vermek. Uyrukluğa almak. (yabancı bir sözcüğü) dile almak. (botanik terimi) bir bitkiyi oraya özgüymüş gibi yetiştirip büyütmek (ayrıca naturalize). Havaya alışmak. İklime alışmak. Uydurmak.
Naturalised : (hayvanlar hakkında) kendine özgü olmayan bir yerde oraya özgüymüş ve orada ortaya çıkmış gibi vahşi hayat sürmesi için yerleştirilmiş olan (ayrıca naturalized). Daha önce yaşamadığı bir iklim ve doğa ortamına getirilen ve orada yaşamaya devam eden (canlı). Vatandaşlığa kabul edilmiş. Oraya özgüymüş gibi görünmesi amacıyla ekilmiş olan. Tabiiyeti değiştirilmiş.
Naturalism : Doğa dışında hiç bir şeyin ve gücün var olmadığına inanan, her gerçeğin doğadan çıktığını ileri süren felsefe öğretisi. rousseau'dan başlayarak john dewey'e kadar birtakım filozof ve düşünürlerin geliştirdiği ve çocuğun doğal gelişmesi, kendi kendini yönetmesi, duyularına seslenilmesi, kişisel yaşantılar kazanması gibi ilkelere önem veren bir eğitim felsefesi. ahlakı, içgüdülerin zorladığı kural ve yasalarla açıklayan öğreti ve çığır. Natüralizm. Tabiatçılık. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. İlkel adamın, kişileştirdiği ya da tanrılaştırdığı kimi doğa öğeleriyle doğa olaylarının çevresinde yarattığı dinsel düzen. bk. din. krş. dirimsellik, yıldızcılık. Doğalcılık. Toplumun gelişimini doğa etkenleri (iklim koşulları,coğrafya çevresi, halklar arasındaki dirimbilimsel ve ırksal ayrımlar) ile açıklamak isteyen öğreti. Doğacılık.
Naturalists : Natüralist. Doğacı. Naturalistler. Doğabilimciler. Doğalcılar.
Naturalistic : Doğa tarihine ilişkin olan. Doğalcılığa ait veya ilgili olan. Doğa yöntemlerini örnek alan. Natüralist. Tabiata uygun. Doğal çevreyi örnek alan.
Naturalistic theatre : Ayrıntıları doğayı örnek alarak işleyen bu tiyatro türü, yaşam gerçeğini en küçük ayrıntısına varıncaya dek işler. tartışma açacak konuları ele alır verirdeler. küçük adamın varlığını bilimsel yoldan göstermeğe çalışır. bu akım üzerinde xıx. yüzyıl sonu düşüncesinin, özellikle "pozitivist" felsefenin büyük etkisi olmuştur. zola'nın etkisi altında fransa'da andre antoine'ın "theatre libre" i, almanya'da otto brahm'ın "freie bühne" si, kurulan ilk naturalist tiyatrolardır. Doğalcı ilyatro. On dokuzuncu yüzyılda romantizme karşı ortaya çıkmış, doğa bilimleri açısından insanları kalıtımsal, çevresel ve toplumsal ilişkilerine göre inceleyen bu akım içindeki tiyatronun özellikleri kapsamında, yaşam gerçeğini en küçük ayrıntısına dek işlemek yer alır. tartışma açacak konular ele alınırken, küçük adamın gerçeği doğabilimsel açıdan gösterilmeye çalışılır. bu akım üzerinde, düşünür auguste comte'un düşüncelerinin ve charles darwin'in türlerin kökeni ve doğal seçme kuramlarının etkisi görülür. Naturalist tiyatro.
Naturalist : Doğalcı. Doğabilimci. Doğa bilimci. Doğa bilimleri uzmanı. Doğacı. Tabiatçı. Natüralist. Tabiat bilgisi uzmanı.
Naturalizations : Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Uyrukluğa kabul etme. Yerlileşme. Vatandaşlığa kabul. Natüralizasyon. Vatandaş olma. Vatandaşlığa kabul etme. Vatandaşlık tanınması. Yurttaşlığa kabul. Yerlileştirme.
İngilizce Naturality Türkçe anlamı, Naturality eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Naturality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Normalcies : Olağan durum. Normal durum. Olağan hal. Normallik.
Easiness : Akıcılık. Yumuşak davranış. İncelik. İstikrar. Denge. Külfetsizlik. Rahatlık. Kolaylık. Yumuşaklık.
Naturalness : Tabiilik.
Of course : Tabii ki elbette. Kuşkusuz ki. Pek tabii. Elbette. Tabi istersen. Tabii. Şüphesiz. Kuşkusuz. Bittabi. Hayhay.
Spontaneousness : Kendiliğindenlik. İçten gelme. Kendiliğinden olma.
Normalcy : Normal durum. Normallik. Olağan hal. Olağan durum.
Artlessness : İçtenlik. Sanatsızlık. Hilesizlik. Kabalık. Açık sözlülük. Hilesiz olma. Saflık. Beceriksizlik. Açık sözlü.
Course : Gidişat. Köpekle kovalamak (av). Köpeklerle kovalamak. Sürgün avına çıkmak. İzlenen yol. Koşu yeri. Sıralama. Akış. Yön. Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır.
Spontaneity : Anında yapılma. İçten gelme. Kendiliğindenlik. İrticalen ifade etme. Doğaçlama. Kendiliğinden olma. Kümeölçüm kuramında bir kümeyi oluşturan birimler arasındaki kalıplaşmış ve onamlı davranışların altında yatan devinimsel eğilim. Dışarıdan gelen hiç bir etkinin altında kalmaksızın kendi kendine oluşma. sıkılmak ve utanmak söz konusu olmaksızın davranışların özgürlüğü ya da esnekliği. içten gelen isteklerin kendiliğinden etkinliğe dönüşümü.
Innateness : Doğuştan olma. Genetik olma durumu. Kalıtsallık. Doğuştan gelme.
Naturality zıt anlamlı kelimeler, Naturality kelime anlamı
Unnaturally : Son derece. Aşırı. Anormal bir şekilde. Yapay bir şekilde. Doğal olmayan yollarla. Sıradışı bir şekilde. Doğal olmayan bir şekilde. Samimiyetsiz bir şekilde. Doğal olmayan bir biçimde.
Artificially : Yapay. Suni olarak. Suni. Yapay bir şekilde. Yapay olarak.
Naturality ingilizce tanımı, definition of Naturality
Naturality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Nature. Naturalness.

Bu kısımda Naturality kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Naturality ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Naturality anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Naturality ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.