Naturalise türkçesi Naturalise nedir

  • (bir bitki veya hayvanı) yeni iklime alıştırmak.
  • (botanik terimi) bir bitkiyi oraya özgüymüş gibi yetiştirip büyütmek (ayrıca naturalize).
  • Yeni iklime alıştırmak (bitkiyi veya hayvanı).
  • Vatandaşlık vermek.
  • Vatandaş olmak.
  • Benimsemek.
  • (yabancı bir sözcüğü) dile almak.
  • Ortama alışmak.
  • Vatandaş yapmak.
  • Yurttaşlığa kabul etmek.
  • İklime alışmak.
  • Vatandaşlığa kabul etmek.
  • Uyrukluğa almak.
  • Yerlileştirmek.
  • Havaya alışmak.
  • Uydurmak.
  • İklime alıştırmak.

Naturalise ingilizcede ne demek, Naturalise nerede nasıl kullanılır?

Naturalised : Vatandaşlığa kabul edilmiş. (hayvanlar hakkında) kendine özgü olmayan bir yerde oraya özgüymüş ve orada ortaya çıkmış gibi vahşi hayat sürmesi için yerleştirilmiş olan (ayrıca naturalized). Oraya özgüymüş gibi görünmesi amacıyla ekilmiş olan. Tabiiyeti değiştirilmiş. Daha önce yaşamadığı bir iklim ve doğa ortamına getirilen ve orada yaşamaya devam eden (canlı).

Denaturalise : Doğallığını bozmak. (britanya ingilizcesi) özel mülkiyet kontrolüne vermek. Özelleştirmek. Vatandaşlıktan çıkarılmak. Vatandaşlıktan çıkarmak. Kamu mülkiyetinden özel mülkiyete geçirmek. Vatandaşlık hakları ve ayrıcalıklarını elinden almak. Doğal veya tabii durumundan çıkarmak. Vatandaşlıktan çıkarmak (denaturalize olarak da yazılır). Doğal durumundan çıkarılmak.

 

Naturalis historia : Yaşlı pliny (pliny the elder) tarafından yazılan ansiklopedi. (latince) doğal tarih.

Naturalisation : Natüralizasyon. Yurttaşlığa kabul etme. Vatandaş olma süreci. Ortama alışma süreci (ayrıca naturalization). Vatandaşlık tanınması. Vatandaşlık hakları verme. Vatandaşlığa kabul etme. Yerlileşme. Yerlileştirme. Vatandaşlığa kabul.

Naturalism : Natüralizm. İlkel adamın, kişileştirdiği ya da tanrılaştırdığı kimi doğa öğeleriyle doğa olaylarının çevresinde yarattığı dinsel düzen. bk. din. krş. dirimsellik, yıldızcılık. Tabiatçılık. Doğacılık. Doğa dışında hiç bir şeyin ve gücün var olmadığına inanan, her gerçeğin doğadan çıktığını ileri süren felsefe öğretisi. rousseau'dan başlayarak john dewey'e kadar birtakım filozof ve düşünürlerin geliştirdiği ve çocuğun doğal gelişmesi, kendi kendini yönetmesi, duyularına seslenilmesi, kişisel yaşantılar kazanması gibi ilkelere önem veren bir eğitim felsefesi. ahlakı, içgüdülerin zorladığı kural ve yasalarla açıklayan öğreti ve çığır. Doğalcılık. Toplumun gelişimini doğa etkenleri (iklim koşulları,coğrafya çevresi, halklar arasındaki dirimbilimsel ve ırksal ayrımlar) ile açıklamak isteyen öğreti. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Naturalists : Naturalistler. Doğacı. Doğabilimciler. Doğalcılar. Natüralist.

Supernaturalistic : Doğaüstü.

Naturalist sociology : İnsanın dirimbilimsel özelliklerini saltıklaştırarak, insan gelişiminin dirimbilim yasalarınca belirlendiğini öne süren toplumbilim akımı. Doğalcı toplumbilim.

 

Supernaturalism : Doğaüstü olma. Doğaüstücülük. Doğa yasalarıyle açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti. özdekçi ve doğacı düşünürlere göre, önemsiz ya da bilimsel yöntemlerle ilişkisi olmayan herhangi bir tutum.

Naturality : Doğallık.

İngilizce Naturalise Türkçe anlamı, Naturalise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Naturalise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accommodated : Bağdaştırmak. Alıştırmak. Uyum sağlamak. Sağlamak. Uzlaştırmak. Yerleştirmek. Alışmak. Kalacak yer sağlamak.

Acclimatized : Klimatize edilmiş. Alışmak. İklimlendirilmiş. Ortama alıştırmak.

Espouse : Nişanlanmak. Nikah masasına oturmak. İle evlenmek. Bir davaya sarılmak. Evlenmek. Kabullenmek. Bir fikri desteklemek. Desteklemek. Başgöz etmek.

Tame : Uysal. Yumuşatmak. Alıştırmak. Yumuşak başlı. İşlemek (toprak). Dize getirmek. Ehli. Evcilleştirmek. Uysallaştırmak. Yavan.

Attunes : Akort etmek. Uyumlamak. Ayak uydurmak. Uyum sağlamak. Alıştırmak.

Coin : Deyim bulmak. Para. Basmak. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Para kazanmak. Söz türetmek. Tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para. Madeni para basmak.

Attune : Ayak uydurmak. Uyum sağlamak. Akort etmek. Alıştırmak. Uyumlamak.

Endenizen : Yabancı uyrukluğa kabul etmek. Uyrukluğa kabul etmek. Yerlileşmek. Yerlisi gibi olmak.

Cultivate : Dostluğunu ilerletmek. Beslemek. Ekmek. Gayret etmek. Kazanmaya çalışmak. Ekip biçmek. Kendini adamak. Dostluğunu kazanmak. Tarlayı sürmek. Yetiştirmek.

Acclimatizing : Ortama alıştırmak. Uyum sağlamak. Alışmak. Alıştırmak. İklimine alıştırmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. İntibak ettirmek. İntibak etmek.

Naturalise synonyms : adopt, acclimatise, acclimate, become acclimatized, embraces, acclimatizes, commandeer, concoct, be sold on, adjusts, embark on, embraced, acclimatize, accommodate, accommodates, concocted, adapting, attemper, adjust, naturalize, commandeering, adapt, nationalising, acclimatising, denize, applaud, embrace, domesticate, adopts, acclimates, acclimated, naturalizes, commandeers.

Naturalise zıt anlamlı kelimeler, Naturalise kelime anlamı

Denaturalize : Vatandaşlık haklarından mahrum etmek. Doğallığını bozmak. Doğal veya tabii durumundan çıkarmak. Vatandaşlıktan çıkarılmak. Vatandaşlıktan çıkarmak. Doğal durumundan çıkarılmak.

Emigrate : Göç etmek. Yurt dışına göç etmek. Göç eylemek. Başka ülkeye gitmek veya yerleşmek. Göç vermek. Hicret etmek. Göç. Göçmek. (başka bir ülkeye) göç etmek.