Naturalism türkçesi Naturalism nedir

  • Doğalcılık.
  • Natüralizm.
  • Doğacılık.
  • Toplumun gelişimini doğa etkenleri (iklim koşulları,coğrafya çevresi, halklar arasındaki dirimbilimsel ve ırksal ayrımlar) ile açıklamak isteyen öğreti.
  • Doğa dışında hiç bir şeyin ve gücün var olmadığına inanan, her gerçeğin doğadan çıktığını ileri süren felsefe öğretisi. rousseau'dan başlayarak john dewey'e kadar birtakım filozof ve düşünürlerin geliştirdiği ve çocuğun doğal gelişmesi, kendi kendini yönetmesi, duyularına seslenilmesi, kişisel yaşantılar kazanması gibi ilkelere önem veren bir eğitim felsefesi. ahlakı, içgüdülerin zorladığı kural ve yasalarla açıklayan öğreti ve çığır.
  • Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Tabiatçılık.
  • İlkel adamın, kişileştirdiği ya da tanrılaştırdığı kimi doğa öğeleriyle doğa olaylarının çevresinde yarattığı dinsel düzen. bk. din. krş. dirimsellik, yıldızcılık.

Naturalism ingilizcede ne demek, Naturalism nerede nasıl kullanılır?

Supernaturalism : Doğaüstü olma. Doğa yasalarıyle açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti. özdekçi ve doğacı düşünürlere göre, önemsiz ya da bilimsel yöntemlerle ilişkisi olmayan herhangi bir tutum. Doğaüstücülük.

 

Naturalis historia : Yaşlı pliny (pliny the elder) tarafından yazılan ansiklopedi. (latince) doğal tarih.

Naturalisation : Yerlileştirme. Vatandaşlık tanınması. Vatandaşlığa kabul etme. Natüralizasyon. Yurttaşlığa kabul. Vatandaş olma süreci. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Uyrukluğa kabul etme. Vatandaşlık hakları verme. Yurttaşlığa kabul etme.

Naturalise : Uydurmak. Yurttaşlığa kabul etmek. (botanik terimi) bir bitkiyi oraya özgüymüş gibi yetiştirip büyütmek (ayrıca naturalize). (yabancı bir sözcüğü) dile almak. İklime alışmak. (bir bitki veya hayvanı) yeni iklime alıştırmak. Benimsemek. Vatandaşlığa kabul etmek. Yerlileştirmek. Yeni iklime alıştırmak (bitkiyi veya hayvanı).

Naturalised : Vatandaşlığa kabul edilmiş. Tabiiyeti değiştirilmiş. Daha önce yaşamadığı bir iklim ve doğa ortamına getirilen ve orada yaşamaya devam eden (canlı). Oraya özgüymüş gibi görünmesi amacıyla ekilmiş olan. (hayvanlar hakkında) kendine özgü olmayan bir yerde oraya özgüymüş ve orada ortaya çıkmış gibi vahşi hayat sürmesi için yerleştirilmiş olan (ayrıca naturalized).

Denaturalise : Vatandaşlıktan çıkarılmak. Vatandaşlıktan çıkarmak (denaturalize olarak da yazılır). Doğal veya tabii durumundan çıkarmak. Vatandaşlık hakları ve ayrıcalıklarını elinden almak. Kamu mülkiyetinden özel mülkiyete geçirmek. Doğal durumundan çıkarılmak. Doğallığını bozmak. Özelleştirmek. Vatandaşlıktan çıkarmak. (britanya ingilizcesi) özel mülkiyet kontrolüne vermek.

Naturalists : Naturalistler. Doğalcılar. Natüralist. Doğabilimciler. Doğacı.

 

Naturality : Doğallık.

Naturalist sociology : İnsanın dirimbilimsel özelliklerini saltıklaştırarak, insan gelişiminin dirimbilim yasalarınca belirlendiğini öne süren toplumbilim akımı. Doğalcı toplumbilim.

Naturalization : Vatandaşlık tanınması. Yerlileşme. Yerlileştirme. Yurttaşlığa kabul. Vatandaş olma. Vatandaşlığa kabul. Vatandaşlığa kabul etme. Yabancıların ülke yurttaşlığına kabul edilmesi. Uyrukluğa kabul etme. Natüralizasyon.

İngilizce Naturalism Türkçe anlamı, Naturalism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Naturalism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nativism : Nativizm. Düşünce, duygu, karakter gibi birçok ruhsal özelliklerin doğuştan geldiğini, bu özelliklerin daha sonra kazanılanları etkilediğini, çocuğun gelişmesinde doğuştan gelen yeteneklere önem verilmesi gerektiğini ileri süren görüş. Yerlilerin yeni gelenlere karşı olan üstünlük tavrı. Tüm düşüncelerin doğuştan olduğunu savunan felsefi görüş. Göçü ve göçmen girişini engelleyerek yerel halkın etkilenmesini engelleme temeline dayanan siyasal akım. Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruma siyaseti. Doğuştancılık.

Conservationism : Yeşilcilik.

Naturism : Nüdizm. Çıplak yaşama. Giysi gitmeme alışkanlığı. Çıplak yaşama öğretisi. Toplumsal kuruluşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaç edinen öğreti.

Nativisms : Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruma siyaseti. Nativizm. Doğuştancılık. Göçü ve göçmen girişini engelleyerek yerel halkın etkilenmesini engelleme temeline dayanan siyasal akım.

Realism : Bilgi konusunun bilme işleminden ayrı bağımsız olarak var olduğunu, nitelik ya da özelliklerinin bilinmekle değişmeyeceğini ileri süren çağdaş bir felsefe öğretisi. rönesanstan sonra okullarda sözlü etkinliklere ağırlık vermeyen bir eğitim akımı. öğrencilere çevreleri üzerine gerçekliği kabul edilmiş bilgiler kazandırılmasını, onlara çevrelerine uymalarında yardımcı olmayı amaç olarak benimseyen ve öğrenmede ders konuları yanında etkinliğin ve kişisel özgürlüğün de önemi üzerinde duran eğitim felsefesi. Gerçeklik. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dışımızdaki dünyayı, nesnel bir tutumla yansıtmayı amaçlayan sinema ve televizyon akımı. gerçekçilik bir yandan dış dünyayı bütün çapraşıklığı, derinliği, zenginliğiyle anlayabilecek, kavrayabilecek bilgiyi, bilinci gerektirir; bir yandan dış dünyanın gerçeğini çarpıtmayacak, bozmayacak, değiştirmeyecek bir dürüstlük, soğukkanlılığı zorunlu kılar; ayrıca bu gerçeği izleyiciye en inandırıcı, en benimsetici yolda aktaracak, sunacak büyük bir sanat yeteneği ister. Realizm. Gerçekçilik.

Nature worship : Doğa kültü. Doğaya gösterilen büyük saygı. Doğaya tapma. Doğada insanüstü güçler bulunduğuna ilişkin inancın sonucunda oluşan olan uygulamaların tümü. krş. insanbiçimcilik.

Naturalism synonyms : philosophical theory, philosophical doctrine, artistic movement, art movement.

Naturalism ingilizce tanımı, definition of Naturalism

Naturalism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the quality, rendering, or expression of art or literature executed according to this theory. Realism. Conformity to nature. The theory that art or literature should conform to nature. A state of nature.