Nativism türkçesi Nativism nedir

  • Nativizm.
  • Doğuştancılık.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Düşünce, duygu, karakter gibi birçok ruhsal özelliklerin doğuştan geldiğini, bu özelliklerin daha sonra kazanılanları etkilediğini, çocuğun gelişmesinde doğuştan gelen yeteneklere önem verilmesi gerektiğini ileri süren görüş.
  • Tüm düşüncelerin doğuştan olduğunu savunan felsefi görüş.
  • Yerlilerin yeni gelenlere karşı olan üstünlük tavrı.
  • Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruma siyaseti.
  • Göçü ve göçmen girişini engelleyerek yerel halkın etkilenmesini engelleme temeline dayanan siyasal akım.
  • Doğalcılık.

Nativism ingilizcede ne demek, Nativism nerede nasıl kullanılır?

Nativisms : Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruma siyaseti. Doğalcılık. Doğuştancılık. Nativizm. Göçü ve göçmen girişini engelleyerek yerel halkın etkilenmesini engelleme temeline dayanan siyasal akım.

Nativist : Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruma siyasetini destekleyen kimse. Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruyan. Ulusun yerli halkının hak ve çıkarlarını koruyan kişi ya da siyasetçi. Doğuştana.

Nativists : Doğuştana. Ulusun yerli halkının hak ve çıkarlarını koruyan kişi ya da siyasetçi. Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruyan. Yerlilerin hak ve çıkarlarını koruma siyasetini destekleyen kimse.

 

Nativities : Doğuş. Doğum.

Nativity : Doğum. Hz. isa'nın doğuşu. Hz. isa'nın doğumu. Doğuş. Hz. isa'nın doğumunu kutlayan hristiyan tatili. ä°sa'nın doğumu. Yılbaşı.

Native : Yerli. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Kendi doğal alanında bulunma. Natif. Doğal. Doğal, doğuştan, basit, yerli. İlkel. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum.

Nativity scene : İsa'nın doğumunu simgeleyen veya gösteren tablo.

Native conformation : Doğal konformasyon. Doğal biçim. Bir makromolekülün biyolojik olarak etkin konformasyonu.

The nativity : Hazreti isa'nın doğuşu. Hz isa´nın doğuşu.

Native born : Doğma büyüme. Yerli.

İngilizce Nativism Türkçe anlamı, Nativism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nativism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma.

Social policy : Sosyal siyaset. Sosyal politika. İçtimai siyaset. Refah politikası. Toplumsal politika.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

 

Academy : Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu. Okul. Yüksek okul. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Akademi.

Naturalism : İlkel adamın, kişileştirdiği ya da tanrılaştırdığı kimi doğa öğeleriyle doğa olaylarının çevresinde yarattığı dinsel düzen. bk. din. krş. dirimsellik, yıldızcılık. Toplumun gelişimini doğa etkenleri (iklim koşulları,coğrafya çevresi, halklar arasındaki dirimbilimsel ve ırksal ayrımlar) ile açıklamak isteyen öğreti. Tabiatçılık. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Doğacılık. Doğa dışında hiç bir şeyin ve gücün var olmadığına inanan, her gerçeğin doğadan çıktığını ileri süren felsefe öğretisi. rousseau'dan başlayarak john dewey'e kadar birtakım filozof ve düşünürlerin geliştirdiği ve çocuğun doğal gelişmesi, kendi kendini yönetmesi, duyularına seslenilmesi, kişisel yaşantılar kazanması gibi ilkelere önem veren bir eğitim felsefesi. ahlakı, içgüdülerin zorladığı kural ve yasalarla açıklayan öğreti ve çığır. Natüralizm.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Achromatopsia : Akromatopsi. Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Nativism synonyms : philosophical theory, philosophical doctrine, nativisms, achievement age, academic year, abstract intelligence, academic intelligence, achievement tests, accustoming, abulia, academy of economic and commercial sciences, academic preparation.

Nativism ingilizce tanımı, definition of Nativism

Nativism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The disposition to favor the native inhabitants of a country, in preference to immigrants from foreign countries.