Needle holder türkçesi Needle holder nedir

  • İğne tutan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İğne tutucusu.
  • Dikiş uygularken iğneyi tutmaya yarayan aygıt, portekü.
  • İğne tutucu.

Needle holder ingilizcede ne demek, Needle holder nerede nasıl kullanılır?

Needle : Sataşmak. Alay etmek. Dikiş iğnesi. Kimi genç dağlarda görülen, iğne gibi ince uçlarla son bulan dorukların her biri. İğne ile delmek. İğnelemek. Dikmek. Şiş. Laf sokmak. Mekik.

Holder : İyesi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan kişi, elde tutan, eldeci. Elinde bulunduran kimse. Paydaş. Kulp. İçinde bir şey saklanabilen kap. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Tutucu. Tutamaç. Tutan şey. Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Needle bath : Duş (tazyikli). Çok ince delikli duş.

Needle bearing : İğne rulman. İğne yatak. İğne yatağı. İğneli rulman. İğne yataklı rulman. Yatak iğnesi. Masuralı rulman. İğneli yatak. Küçük metal toplar içeren rulman. Masura rulman.

Needle case : İğne kutusu. İğne saklamak için kullanılan kutu.

Needle eye : İğne deliği. Yurdu. İğne gözü.

İngilizce Needle holder Türkçe anlamı, Needle holder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Needle holder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Needle holder synonyms : a band, abattoir, abdomen, a dna, abaxial, a amplitude mod.