Needless türkçesi Needless nedir

Needless ile ilgili cümleler

English: Omit needless words!
Turkish: Gereksiz sözcükleri çıkar!

English: You're wasting your time with all this needless repetition so spare us the long-winded explanation.
Turkish: Bütün bu gereksiz tekrarla zamanını boşa harcıyorsun bu yüzden bize uzun soluklu bir açıklama yap.

English: Needless to say, he could not get the prize.
Turkish: Söylemek gereksiz, ödülü alamaz.

English: I don't look down upon any living being. Needless to say, I'm no God. I'm a human being myself; I may have made mistakes, I do admit.
Turkish: Ben hiçbir canlıyı küçümsemiyorum. Tabii ki ben Allah değilim. Ben de kulum; hatalarım olmuştur, yalanlamıyorum.

English: What did they add this needless function for?
Turkish: Bu gereksiz işlevi ne için eklediler?

Needless ingilizcede ne demek, Needless nerede nasıl kullanılır?

Needless to say : Fazla söze gerek yok. - olduğu belli. Tabii ki. Söylemeye gerek yok. - olduğu apaçık-.

Needless work : Gereksiz çalışma. Lüzumsuz çalışma. Anlamsız çalışma.

Needlessly : Gereksiz yere. Gönülsüzce. Gereksizce. Olur olmaz. İhtiyaçsız bir şekilde.

Needlessness : Gereksizlik. Lüzumsuzluk. İhtiyaçsızlık.

Be on pins and needles : Aceleci oldu. Sabırsızdı. Dokuz doğurmak. Hop oturup hop kalktı. Diken üstünde oturmak. Diken üstünde oturdu. Diken üzerinde olmak. Heyecanla bekledi. Heyecanla beklemek. Dokuz doğurdu.

 

Needle case : İğne kutusu. İğne saklamak için kullanılan kutu.

Sit on pins and needles : Diken üstünde olmak. Dokuz doğurmak.

Have pins and needles : Karıncalanmak.

With needles : İğneli.

Needles : İğneler. Kaliforniya eyaletinde şehir.

İngilizce Needless Türkçe anlamı, Needless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Needless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boondoggling : Gereksiz işlerle uğraşmak. Kandırmak. Değersiz. Yanlış yola sevk etmeye çalışmak. Aldatmak. Atıklardan yaratmak.

Redundant : İhtiyaç fazlası. İşten çıkarılmış. Bol. Ağdalı. İhtiyaç dışı. Laf kalabalığı olan. Fazla. İşinden çıkarılan. Normalden fazla.

Empty : Boş. Önemsiz. Akıtmak. Dökülmek. Aç. İçini boşaltmak. Boşalmak. İçeriksiz. Yoksun. Saçma.

No go : İmkansız. Faydasız. Olanaksız. Yararı yok. Sökmez.

No end : Sonu gelmeyen. Sonsuz. Büyük. Sayısız. Ucu bucağı olmayan. Boş yere. Sınırı olmayan. Sınır tanımayan. Pek çok.

Digressive : Konu dışı. Konudan hariç. Yersiz.

Unnecessarily : Lüzumsuz yere. Gereksiz olarak. Gerek olmaksızın. Gereksiz yere. Gereksizce. Lüzum olmaksızın. Boşu boşuna. Boş yere.

Untoward : Huysuz. Uygunsuz. Uğursuz. Şanssız. Tatsız. Ters. Nahoş. Talihsiz. Yersiz.

Gainless : Karsız. Yararsız. Kazançsız.

Unenviable : Hoşa gitmeyen. Nahoş. Tatsız.

Needless synonyms : noncompulsory, undue, inessential, menials, hopeless, for nothing, idle, unwanted, gratuitous, fondly, undesirables, dispensable, undesired, abortively, unnecessary, duffs, uncalled for, supererogatory, no dice, frantic, excessive, indecent, supererogate, emptiest, adscititious, out of favor, inutile, menial, excrescent, unwished for, unneeded, frustrating, unwelcome.

 

Needless zıt anlamlı kelimeler, Needless kelime anlamı

Necessary : Gereken. Lüzumlu. Vacip. Kaçınılmaz. Muhakkak. Lazım. Lazım olan. Gereken şey. Gerekli. Vazgeçilmez.

Needless ingilizce tanımı, definition of Needless

Needless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having no need.