Needless to say türkçesi Needless to say nedir

  • Tabii ki.
  • Söylemeye gerek yok.
  • - olduğu belli.
  • Fazla söze gerek yok.
  • - olduğu apaçık-.

Needless to say ile ilgili cümleler

English: Needless to say, he is right.
Turkish: Söylemeye gerek yok, o haklıdır.

English: Needless to say, health is more important than wealth.
Turkish: Söylemeye gerek yok, sağlık zenginlikten daha önemlidir.

English: Needless to say, he could not get the prize.
Turkish: Söylemek gereksiz, ödülü alamaz.

English: Needless to say, Moustapha is thrilled.
Turkish: Söylemeye gerek yok, Mustafa heyecanlı.

English: I don't look down upon any living being. Needless to say, I'm no God. I'm a human being myself; I may have made mistakes, I do admit.
Turkish: Ben hiçbir canlıyı küçümsemiyorum. Tabii ki ben Allah değilim. Ben de kulum; hatalarım olmuştur, yalanlamıyorum.

Needless to say ingilizcede ne demek, Needless to say nerede nasıl kullanılır?

Needless : Lüzumsuz. Gereksiz. Boşuna. Fuzuli. İstenmeyen. İhtiyaçsız.

To : -e kadar. -e göre. Ya. Kadar. İla. -mek -mak (mastar). Karşı. E doğru. Oranla. Göre.

Say : Etmek (dua). Okumak. Okumak (dua). Varsaymak. Farzetmek. Son söz. Demek. Buyurmak. Laf. Söz.

To say nothing of : Önemsememek. Da cabası. Üstelik. -de cabası. Dikkat etmemek. Ve ayrıca bundan başka.

 

To say the least : En azını söylemek için. En azından. En azını söylersek. Kısaca. En hafif deyimiyle. En kibar şekliyle. Çok fazla şey söylemeksizin.

Not to say : Hem de. Söylememek.

That is to say : Demek ki. Bir başka ifadeyle. Bu demek oluyor ki. Şöyle ki. Bir başka deyişle. Yani.

Sooth to say : Doğrusu.

He had to say : Söylemek zorunda kaldı. Söylemekten başka bir şansı yoktu. Söylemek zorundaydı.

In sooth to say : Gerçekte. Doğrusu.

İngilizce Needless to say Türkçe anlamı, Needless to say eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Needless to say ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Atweel : Mutlaka. Kesinlikle (iskoçça).

It goes without saying : Gayet açık ki. Şunu söylemeye gerek bile yok. Söylemeye gerek yok ki. Gayet açık. Besbelli. Şunu söylemeden edemiyeceğim. Şunu söylemekte fayda var.

No wonder : Elbette. Pek tabii. Tevekkeli değil. Hiç garip değil. Tevekkeli. Boşuna değil. Ona ne şüphe!. Şaşmamalı.