To say nothing of türkçesi To say nothing of nedir

  • Da cabası.
  • Dikkat etmemek.
  • Ve ayrıca bundan başka.
  • -de cabası.
  • Üstelik.
  • Önemsememek.

To say nothing of ile ilgili cümleler

English: He can afford to buy a house, to say nothing of a car.
Turkish: O bir ev satın alabilir, bir araba da cabası.

To say nothing of ingilizcede ne demek, To say nothing of nerede nasıl kullanılır?

To : E doğru. Kala. -e kadar. İla. Göre. Arasında. Kadar. Ya. -e göre. Oranla.

Say : Söylemek. Tekrarlamak. Buyurmak. Son söz. Söz. Demek. Farzetmek. Laf. Okumak (dua). Varsaymak.

Nothing : Hava. Hiçbir şey. Hiç. Boş söz. Önemsiz şey. Önemsiz (şey). Yok. Sıfır. Önemsiz kimse. Hiçlik.

Of : Den. In. -den. -in. -nın. -nin. Nin. Karşı. -li. -den övünerek bahsetmek.

To say the least : Kısaca. En azını söylemek için. En hafif deyimiyle. Çok fazla şey söylemeksizin. En azından. En kibar şekliyle. En azını söylersek.

Make nothing of : Tepki göstermemek. Mana verememek. Önem vermemek. Anlayamamak. Anlamaktan aciz kalmak. Görmezden gelmek. Önemsememek. Anlam verememek.

Can make nothing of : Anlayamamak. Hesaplayamamak. Anlamamak.

Think nothing of : -i önemsiz saymak. -in gözünde büyük bir iş olmamak. Önemsememek. Değersizmiş gibi düşünmek. Önemsiz görmek. Yok saymak. -e göre mesele olmamak. Hiçe saymak. Önemli değil. Gözünde büyük bir iş olmamak.

 

Knew nothing of life : Hayatla ilgili fazla bilgisi yoktu. Hayat hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Saftı.

İngilizce To say nothing of Türkçe anlamı, To say nothing of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak To say nothing of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ignore : Bilmezlikten gelmek. Kulak ardı etmek. Gözardı etmek. Bilmemezlikten gelmek. Iska geçmek. Boşlamak. Görmezden gelmek. Aldırmamak. Göz ardı etmek.

On the top of it : Bu kadarla kalsa iyi. Bir de. Bu kadarla kalsa yine iyi. Üstüne üstlük. Bu da yetmezmiş gibi.

Also : Ayrıca. Da. Dahi. De. Yanısıra. Hem de. Keza. Yine. Aynı zamanda.

Disregards : Aldırmamak. Takmamak. Umursamamak. Tanımamak. Önem vermemek. Saymamak. İhmal etmek. Riayet etmemek. Saygısızlık etmek. İtibar etmemek.

And : Daha sonra. -bundan dolayı. De. Bir de. Ve bu yüzden. İle. Ayrıca. Ve. Ma.

And what not : Vesaire. Ve benzeri şeyler.

Disregard : Aldırmamak. İlgisizlik. Riayet etmemek. İhmal. Önemsememe. Takmamak. Savsaklama. Saymamak.

Discounting : İskonto yapma. Kırdırmak (senet). İskonto ettirmek. İndirim işlemi. Kırdırma. Hesaptan düşmek. Önceden düşünmek. İskonto etme. Kırmak (senet).

Disregarded : İhmal edilen. Hiçe saymak. Aldırmamak. İhmal edilmiş. Takmamak. Saymamak. İhmal etmek. Saygısızlık etmek.

Laugh off : Şakaya vurmak. Aldırmamak. Gülüp geçmek. Küçümsemek. Acıya gülmek. Gülerek geçiştirmek.

To say nothing of synonyms : in addition, further, discounted, coquets, besides, pay no attention, beside, to boot, coquetting, on top of, again, nay, brush aside, furthermore, have a low opinion of, be heedless of, lose track of, make little of, coquetted, coquet, additionally, and what is more, moreover, into the bargain, be unobservant of, ignores, pass off, be oblivious to.