Neighbors türkçesi Neighbors nedir
Neighbors ile ilgili cümleler
English: Ali told Mary to go next door and see if the neighbors needed any help.
Turkish: Ali Mary'ye bitişik komşuya gitmesini ve komşunun yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamasını söyledi.
English: Ali talked to Mary's neighbors and asked them if they knew where she'd gone.
Turkish: Ali Mary'nin komşularıyla konuştu ve onlara Mary'nin nereye gittiğini bilip bilmediklerini sordu.
English: Ali doesn't get along with his neighbors like he used to.
Turkish: Ali eskisi gibi komşuları ile iyi geçinmiyor.
English: Ali and I'll be neighbors soon.
Turkish: Ali ve ben yakında komşu olacağız.
English: Ali doesn't like our neighbors very much.
Turkish: Ali komşularımızı çok sevmiyor.
Neighbors ingilizcede ne demek, Neighbors nerede nasıl kullanılır?
Neighbor list : Komşu listesi.
Neighbor node : Komşu düğüm.
Virtual neighbor router : Sanal komşu ağ yönlendiricisi.
Beggar my neighbor : Bir kağıt oyunu.
Immediate neighbor : En yakın komşu. Bir kimsenin en yakınında yaşayan kimse. Yakın komşu.
Neighboring : Mücavir. Civardaki. Bitişik. Yakın. Komşu. Yan. Yöredeki.
Next door neighbor : Kapı komşu. Kapı komşusu. Bitişik komşu.
Nearest neighbor : En yakın komşu.
Neighborhoods : Yöre. Merkezi yer. Çevre. Mahalle. Muhit. Komşular. Komşuluk ilişkileri. Yakın. Civar. Dolay.
Neighborhood : Civar. Yakın. Mahalle. Semt. Komşular. Yöre. Merkezi yer. Muhit. Konu komşu. Komşuluk ilişkileri.
İngilizce Neighbors Türkçe anlamı, Neighbors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neighbors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Joneses : Komşu. Arkadaşlar. Bir kişinin sosyal olarak eşit olduğu insanlar.
Neighbourhoods : Merkezi yer. Civar. Muhit. Komşuluk ilişkileri. Çevre. Semt.
Neighborhoods : Çevre. Yöre. Muhit. Komşuluk ilişkileri. Konu komşu. Merkezi yer. Yakın. Mahalle. Semt.
Live : Yaşamak (hayat). Hayatın tadını çıkarmak. İkamet etmek. Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Yaşamak. Oturmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Akım açık. Geçinmek. Beslenmek.
Neighborhood : Civar. Komşuluk ilişkileri. Mahalle. Konu komşu. Dolay. Yakın. Yöre. Çevre. Muhit. Semt.
Mortal : Ölümlü. Aşırı. Geçici. Beşer. Öldürücü. Fani. Çok büyük. İnsanlık. Ölümle ilgili.
Kith : Aile üyeleri. Akrabalar. Dostlar. Eş dost. Arkadaşlar ve tanıdıklar.
Neighbor : Bkz.neighbour. Bitişik olmak. Komşu olmak. Yaklaşmak. Bitişik. Yanında olmak. Yan. Komşu.
Somebody : Kimisi. Kimse. Önemli kimse. Önemli birisi. Bazısı. Biri. Şahsiyet. Bir kimse. Birisi.
Neighbors synonyms : neighbours, dwell, someone, person, inhabit, populate, individual, neighbourhood, neighbour, soul.
Neighbors zıt anlamlı kelimeler, Neighbors kelime anlamı
Unfriendly : Nahoş. Düşmanca. Sokulgan olmayan. Dostça olmayan. Hasmane. Frigo. Soğuk. Samimiyetsiz.

Bu kısımda Neighbors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neighbors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neighbors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neighbors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.