Newcomer türkçesi Newcomer nedir

  • Yeni gelen.
  • Yeni gelmiş kimse.
  • Nevzuhur.

Newcomer ile ilgili cümleler

English: Ali is a newcomer.
Turkish: Ali bir yeni gelen.

English: He's a newcomer.
Turkish: O yeni gelen biri.

English: We're newcomers.
Turkish: Biz yeni gelenleriz.

English: Ali and I are newcomers.
Turkish: Ali ve ben yeni gelen kişiler değiliz.

English: The newcomer sat down at the foot of the table.
Turkish: Yeni gelen masanın dibinde oturdu.

Newcomer ingilizcede ne demek, Newcomer nerede nasıl kullanılır?

Newcastle : Wyoming eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. İrlanda'da yerleşim yeri. Washington eyaletinde şehir. Kuzeydoğu ingiltere'de bir şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Avustralya'nın new south wales eyaletinde şehir.

Newcastle disease : Kantlılara özgü, solunum, sindirim ve sinir sistemi belirtileriyle farklı şiddetlerde seyreden ve farklı sistemleri etkileyebilen, akuti subakut veya kronik seyirli, hasta tavuklarla temas halinde olan insanlara da bulaşabilen, miksovirüslerin paramiksovirüs cinsinde yer alan bir virüs tarafından meydana getirilen viral hastalık, kanatlı pnömoensefalitisi, kanatlı vebası, kanatlı distemperi, tavuk vebası, yalancı tavuk vebası, yalancı veba, kore tavuk vebası. Newcastle hastalığı. Yalancı veba.

 

Newcastle united football club : Newcastle futbol klübü. Newcastle'da (ingiltere) bulunan futbol klübü.

Bring coals to newcastle : Belirli bir malzemenin zaten yeterince bol miktarda bulunduğu bir bölgeye gereksiz şekilde aynı malzemeden götürmek (aantartika'ya buz götürmek gibi). Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Newcastle'a kömür getirmek.

Carry coal to newcastle : Denize su taşımak. Tereciye tere satmak. Havanda su dövmek.

Carry coals to newcastle : Birisini ikna etmeye çalışmak. Denize su taşımak. Newcastle'a kömür taşımak. Tereciye tere satmak. Körler mahallesinde ayna satmak. Zaten bir maddenin bolca bulunduğu bir yere o maddeden götürmek (antartika'ya buz götürmek gibi). Havanda su dövmek.

Coals to newcastle : Bir bölgeye dışardan getirilen ancak zaten o bölgede bolca bulunan şey (örneğin antartika'ya buz götürmek).

Sell coals to newcastle : Newcastle'a kömür satmak. Bir malzemeyi zaten bol olarak bulunduğu gerek duyulmayan bir yere satmak (antartika'ya buz satmak gibi).

Take coals to newcastle : Havanda su dökmek. Gereksiz yere eşya götürmek. Denize su taşımak. Körler mahallesinde ayna satmak. Tereciye tere satmak.

İngilizce Newcomer Türkçe anlamı, Newcomer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Newcomer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entrant : Girişimci. Bir mesleğe giren. (sınava) giren kimse. Yarışmacı. Kaydolan kimse. Başlayan. Aday. Giren kimse. Kabul edilen kişi.

Incomer : Göçmen. Yeni gelen kimse. Muhacir. Halef. Yerine geçen kimse. Ardıl.

Junr : Daha alt kademede veya pozisyonda olan kimse. Son yılın bir alt sınıfında olan okul öğrencisi. Daha genç olan kişi. Yakın zamanda kabul edilen. Ast.

 

Fledgeling : Yavru kuş. Acemi çaylak. Tüyleri yeni çıkmış kuş. Kuş yavrusu. Yeni palazlanan.

Tiro : Çaylak. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Acemi. Çırak.

Newbie : Yeni internet kullanıcısı. İnternet aktivitelerinde acemi kişi. Acemi. Çaylak. Yeni öğrenmiş.

Freshman : Üniversitede birinci sınıf öğrencisi. Bkz.fresher. Birinci sınıf öğrencisi (kolej). Üniversite birinci sınıfa giden öğrenci. Birinci sınıf öğrencisi. Birinci sınıf öğrencisi (kolej veya üniversite).

Novice : Rahibe adayı. Keşiş adayı. Yeni kimse. Acemi. Papaz adayı. Bir işe yeni başlayan kimse. Toy. Kiliseye yeni giren kimse. Çırak. Acemi çaylak.

Recruit : İşe almak. Kuvvetlendirmek. İyileşmek. Sağlığı iyileşmek. Asker toplamak. Yardım etmek. Silah altına almak. Üye yapmak. İyileştirmek. Askere almak.

Incomings : Yeni (hükümet veya yıl). Ele geçen. Kaynaklar. Fonlar. Girme. Yeni başlayan. Gelen. Yeni. Gelirler.

Newcomer synonyms : malahini, initiate, new arrival, enlistee, tyro, fledgling, arriver, incoming, neophyte, beginner, arrival, new come, starter, comer.

Newcomer ingilizce tanımı, definition of Newcomer

Newcomer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who has lately come.