Entrant türkçesi Entrant nedir

Entrant ingilizcede ne demek, Entrant nerede nasıl kullanılır?

Re entrant : Girintili. Yeniden giriş.

Entrants : Kabul edilen kişi. Bir mesleğe giren. (sınava) giren kimse. Girişimci. Kaydolan kimse. Başlayan. Aday. Yarışmacı. Giren kimse.

Reentrant : Girinti. Tekrar giriş. Yeniden giren. Yeniden girişli. Yeniden giriş.

Reentrant program : Yeniden girilir izlence. Yineli girilebilen program. Yeniden girişli program. Bilgisayar ana belleğindeki amaç izlencenin birçok kullanıcının tanımladığı görevler için eşzamanlı olarak işletilebilme özelliği.

Entrance : Girme. Kapı. Giriş yeri. Büyülemek. Antre. Giriş hakkı. Atılma. Mest etmek. Başlangıç.

Entrance examination : Giriş sınavı. Giriş sınavları. Birtakım orta dereceli okullar ile yüksek okul ve üniversitelere girmek isteyen öğrencilerin yetişme durumlarını, yetenek ve anıklıklarını saptamak amacıyla düzenlenen yazılı, sözlü ya da hem yazılı hem sözlü sınav.

Entrance is gratis : Serbest giriş. Giriş bedava. Ücretsiz giriş.

Entrance fee : Üyelik aidatı. Girmelik. Duhuliye. Giriş vergini. Giriş aidatı. Ücretli giriş. Bir tiyatroya giriş için ödenen ücret. Giriş ücreti.

 

Entrance card : Giriş kartı.

Entrance lobby : Giriş holü. Giriş katı.

İngilizce Entrant Türkçe anlamı, Entrant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entrant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contenders : Mücadele eden kimse. Şampiyon olma ihtimali yüksek takım. İddiacı. Rakip. Çekişen.

Undertaker : Cenaze levazımatçısı. Yüklenici. Sözleşmeciden devraldığı işi tamamlamakla yükümlü gerçek veya tüzel kişi. bk. müteahhit. Ölü kaldırıcı. Cenaze kaldırıcısı. Cenazeci. Müteahhit. Cenaze levazımcısı.

Applier : Başvuran kimse. Başvuran. Namzet. Başvuru sahibi.

Jostler : İten veya dürten kimse. İtip kakan kimse. Rakip. Rahatsız eden kimse.

Entrepreneurs : Eğlence düzenleyicisi. Girişimciler. Müteahhit.

Interloper : Karışan tip. Başkalarının işlerine karışan kimse. Yabancı yıldız. Başkasının işine burnunu sokan kimse. Mütecaviz. (başkasının mülküne) izinsiz giren. Yetkisiz tüccar. Başkasının işine burnunu sokan. Fazlalık.

Cadet : Erkek kardeş (küçük). Küçük erkek kardeş veya oğul. Küçük kardeş. Harp okulu öğrencisi. Harp okulu ya da sakçı koleji öğrencisi. Askeri lise öğrencisi. Polis akademisi öğrencisi. Harbiyeli. Askeri okul öğrencisi. En küçük erkek çocuk.

Promoters : Düzenleyici. Kurucular. Destekçi. Ortaklığı kuran, meydana getiren kişiler. Elebaşı. Kurucu. Teşvik eden kimse. Organizatör.

Enterpriser : Bir taahhüt altına giren kimse. Yatırımcı. İnisiyatif sahibi kimse. Müteahhit.

Intruder : (başkasının mülküne) izinsiz giren. Zorla giren kimse. Mütecaviz. Başkasının arsasına tecavüz eden. Başkasının mülküne tecavüz eden. Fuzuli şagil. Davetsiz gelen misafir. Davetsiz misafir. İzinsiz giren. Zorla giren şey.

 

Entrant synonyms : trade good, inceptive, entrants, entry, appliers, enterer, commodity, contestant, contester, candidates, intrant, contestants, traveller, jostlers, contender, competitors, enterprising, aspt, cadets, corrival, competitor, applicant, aspirants, good, traveler, applicants, ambitionist, entrepreneur, aspirant, enterers, authored, candidate, promoter.

Entrant zıt anlamlı kelimeler, Entrant kelime anlamı

Salient : Dış. Dikkat çeken. Belirgin. Göze çarpan. İstihkam dış açısı. Çıkıntılı. Çıkık. Çarpıcı. Dikkat çekici. Fışkıran.

Entrant ingilizce tanımı, definition of Entrant

Entrant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who enters. A beginner.