Freshman türkçesi Freshman nedir

  • Birinci sınıf öğrencisi.
  • Üniversitede birinci sınıf öğrencisi.
  • Üniversite birinci sınıfa giden öğrenci.
  • Bkz.fresher.
  • Birinci sınıf öğrencisi (kolej).
  • Birinci sınıf öğrencisi (kolej veya üniversite).

Freshman ile ilgili cümleler

English: Ali is a freshman.
Turkish: Ali birinci sınıf öğrencisidir.

English: I'm a freshman.
Turkish: Ben bir birinci sınıf öğrencisiyim.

English: I'm a freshman at Harvard.
Turkish: Harvard'da birinci sınıf öğrencisiyim.

English: Are you a freshman, too?
Turkish: Sen de mi birinci sınıfsın?

English: He's a freshman.
Turkish: O bir acemidir.

Freshman ingilizcede ne demek, Freshman nerede nasıl kullanılır?

Freshman year : (üniversitede) 1. sınıf. (üniversitede) birinci sınıf.

Freshmen : Birinci sınıf öğrencisi (kolej). Birinci sınıf öğrencisi. Birinci sınıf öğrenci.

Refreshment : Canlandırma. Canlanma. Serinletici içki. Serinletme. Ara öğün. Hafif yemek. Dinlenme. Yiyecek. Dinçleşme. Serinletici içecek.

Refreshment bar : Gazino.

Refreshment room : Büfe. İstasyon büfesi.

Fresh air ventilator : Taze hava vantilatörü.

Fresh air inlet : Taze hava emme deliği. Taze hava girişi. Temiz hava girişi.

Refreshments : Serinletici içki. Serinletme. Dinçleşme. Yiyecek ve içecek. Hafif yemek. Yeme içme. Serinletici içkiler. İçecek. Canlanma. Yiyecek.

 

Fresh air friend : Temiz hava delisi.

Fresh butter : Tereyağlı.

İngilizce Freshman Türkçe anlamı, Freshman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freshman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fledgling : Yeni filizlenmeye başlayan. Tüyleri yeni çıkmış kuş. Acemi. Acemi çaylak. Tüyleri henüz bitmiş yavru kuş. Toy. Tecrübesiz. (yeni yeni) yeşeren veya yeşermeye başlayan. Yavru kuş. Yeni (yeni) filizlenmeye başlayan.

Freshmen : Birinci sınıf öğrenci.

Lowerclassman : Alt sınıf insan.

Tyro : Acemi. Deneyimsiz. Kansas eyaletinde şehir. Ham. Çırak.

Tiro : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Çaylak. Acemi. Çırak.

Recruit : İyileşmek. Üye yapmak. Kuvvetlendirmek. Sağlığı iyileşmek. Yardım etmek. İyileştirmek. Silah altına almak. Askere almak. Toplamak (askeri terim). Yardımcı olmak.

Beginner : Yeni başlayan kimse. Başlayıcı. Başlangıç düzeyi. Yeni başlayan. İşe yeni başlayan kimse. Acemi. Müptedi.

Fresher : Birdemde birinci sınıf öğrencisi. Daha taze.

Juniors : Mevki veya kıdemce küçük olan kimse. Çocuk. [#genç Gençler]. Yarış günü 18 yaşından büyük, 21 yaşından küçük olan atletler. Oğul. Ast. Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi. Küçük.

Starter : Yarışta çıkışı veren kimse. Başlatan kimse. Çıkış yargıcısı. Yarışa girecek koşucuları çağıran, yer ve sıralarını belirterek durumlarının, yönetmeliklere uygun olup olmadığını inceledikten sonra, başlama imini veren yargıcı. Başlatıcı. Ordövr. Başlayan kimse. Marş motoru. Yolverici. Meze.

 

Freshman synonyms : first grader, newcomer, enlistee, entrant, newbie, initiate, underclassman, neophyte, fledgeling, novice.

Freshman zıt anlamlı kelimeler, Freshman kelime anlamı

Last : Son olarak. En son. Son. Son şey. Herşeyden sonra. Tutmak. Gitmek. Sürmek. Tutunmak. Sonuncu.

Freshman ingilizce tanımı, definition of Freshman

Freshman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, a student during his first year in a college or university. One in the rudiments of knowledge. A novice.