Freshmen türkçesi Freshmen nedir

  • Birinci sınıf öğrencisi.
  • Birinci sınıf öğrencisi (kolej).
  • Birinci sınıf öğrenci.

Freshmen ile ilgili cümleler

English: Refreshments are available.
Turkish: İçecekler mevcut.

English: Thank you for the refreshments.
Turkish: İkramlar için teşekkür ederim.

English: We're freshmen.
Turkish: Birinci sınıf öğrenciyiz.

English: I'll be right back with refreshments.
Turkish: İçeceklerle hemen döneceğim.

English: Ali brought refreshments.
Turkish: Ali serinletici içecekler getirdi.

Freshmen ingilizcede ne demek, Freshmen nerede nasıl kullanılır?

Refreshment : Canlandırma. Hafif yemek. Serinletici içki. Güçlenme. Dinlenme. İçecek. Serinletme. Ara öğün. Canlanma. Yiyecek.

Refreshment bar : Gazino.

Refreshment room : İstasyon büfesi. Büfe.

Refreshment station : Maraton koşusunda, çıkıştan 10 uncu kilometrede, sonra her 5 km. de bir, koşucuların yeme-içme gereksemelerini karşılayan duraklardan her biri. Yeme-içme durağı.

Refreshments : Yiyecek ve içecek. İçecek. Serinletici içkiler. Serinletici içki. Yeme içme. Canlanma. Serinletme. Yiyecek. Hafif yemek. Dinçleşme.

Freshman year : (üniversitede) 1. sınıf. (üniversitede) birinci sınıf.

Freshman : Bkz.fresher. Birinci sınıf öğrencisi (kolej veya üniversite). Birinci sınıf öğrencisi. Üniversite birinci sınıfa giden öğrenci. Üniversitede birinci sınıf öğrencisi. Birinci sınıf öğrencisi (kolej).

 

Fresh air friend : Temiz hava delisi.

Fresh blood : Destek birlikleri. Yeni ekler veya üyeler (işçiler, vs.). Henüz kurumamış olan kan. Yeni eleman. Taze kan. Yeni askerler (savaşta).

Fresh breeze : Şiddetli rüzgar. Frışka. Oldukça kuvvetli rüzgar. Frişka. Sert briz.

İngilizce Freshmen Türkçe anlamı, Freshmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freshmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Underclassman : Orta dereceli okulda veya üniversitede ilk öğrenim yılındaki öğrenci. Klasman altı. Öğrenci (lise veya üniversite 1.sınıf). Orta okul veya kolejde ilk yılında olan öğrenci.

Newbie : Yeni internet kullanıcısı. Çaylak. İnternet aktivitelerinde acemi kişi. Acemi. Yeni öğrenmiş.

Juniors : Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir. Küçük kimse. Oğul. Yarış günü 18 yaşından büyük, 21 yaşından küçük olan atletler. Ast. Mevki veya kıdemce küçük olan kimse. [#genç Gençler]. Genç. Yaşça küçük kimse.

Tyro : Çırak. Kansas eyaletinde şehir. Deneyimsiz. Ham. Acemi.

Neophyte : Acemi. Herhangi bir şeye yeni balayan kimse. Yeni girmiş kimse. Bir dini gruba yeni girmiş kimse.

Beginner : Yeni başlayan kimse. Müptedi. İşe yeni başlayan kimse. Başlayıcı. Yeni başlayan. Acemi. Başlangıç düzeyi.

Newcomer : Yeni gelmiş kimse. Yeni gelen. Nevzuhur.

Entrant : Kabul edilen kişi. Girişimci. Bir mesleğe giren. Başlayan. Aday. Kaydolan kimse. Yarışmacı. Giren kimse. (sınava) giren kimse.

Lowerclassman : Alt sınıf insan.

 

Recruit : Asker toplamak. Yardımcı olmak. Kuvvetlendirmek. Yardım etmek. Toplamak (askeri terim). Adam toplamak. Üye yapmak. Askere almak. İşe almak. İyileştirmek.

Freshmen synonyms : first grader, enlistee, initiate, starter, novice, fresher, freshman, fledgeling, fledgling, tiro.

Freshmen zıt anlamlı kelimeler, Freshmen kelime anlamı

Stay : Ertelemek. Önlemek. Kalma. Germek. Kalmak. Durdurmak. Sabitlemek. Kalış. Erteleme. Bastırmak (açlığı).

Tire : Lastik takmak. Usandırmak. Usanmak. Bkz.tyre. Yorulmak. Başörtüsü. Lastik. Tekerlek. Dekore etmek. Yormak.