Nicest türkçesi Nicest nedir

Nicest ile ilgili cümleler

English: Ali is one of the nicest guys I've ever met.
Turkish: Ali şimdiye kadar tanıştığım en hoş erkeklerden biri.

English: This is one of the nicest houses I've ever seen.
Turkish: Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel evlerden biri.

English: Ali is one of the nicest guys I know.
Turkish: Ali tanıdığım en güzel erkeklerden birisi.

English: Diplomacy is to do and say the nastiest thing in the nicest way.
Turkish: Diplomasi, en iğrenç şeyleri en hoş şekilde yapmak ve söylemektir.

English: She's the nicest person I have ever met.
Turkish: O şimdiye kadar tanıştığım en güzel kişidir.

Nicest ingilizcede ne demek, Nicest nerede nasıl kullanılır?

Cornices : Uçurumun kenarındaki sert kar kütlesi. Saçak silmesi. Perva. Saçak. Korniş. Geniş silme. Pervaz.

Nice and easy : Yavaşça.

Nice and warm : Sıcacık.

Nice chap : Hoş adam. Hoş delikanlı. Cana yakın adam.

Nice figure : Sevimli kimse. İyi görünümlü vücut. Çekici vücut. Güzel şahıs. Hoş insan.

Nice pair of legs : Çekici bacaklar. Güzel bacaklar. Fiziksel olarak güzel görünümlü olan bacaklar.

Nice looking : Hoş görünümlü. İyi görünümlü.

Nice pickle : Zor durum.

Nice profit : İyi getiri. İyi kazanç.

 

Nice one : Güzel şaka (argo terim).

İngilizce Nicest Türkçe anlamı, Nicest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nicest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amiable : Dost canlısı. Samimi. Arkadaş canlısı. İyi huylu. Cana yakın. Yumuşak başlı. Sokulgan. Tatlı.

Aristocratic : Aristokratik. Aristokrasiye ait. Çok kibar. Asil. Aristokrat. Soylu. Aristokrasi ile ilgili.

Cuddlesome : Kucaklanası. Yumuşacık.

Emotional : Coşkulara ilişkin olan ya da bireyde coşku uyandırma niteliği taşıyan (şey). olağandan daha çok coşkulanan ya da coşkuların etkisi altında davranan(kişi). Duyarlı. Coşkun. Dokunaklı. Hissi. İçli. Duygulu. Müteessir edici. Heyecanlı.

Bland : Şahsiyetsiz. Yumuşakbaşlı. Mülayim. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Yavan. Sıkıcı. Tatsız. Fazla tatlı olmayan.

Nice : Nazik. Düşünceli. Kötü. Latif. İyi.

Catchier : Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Akılda kalıcı. Aldatıcı. Akılda kolay kalan. Alımlı. Kolayca akılda kalan. Cazip. Çekici. Hileli.

Bonniest : Gürbüz. Sıhhatli. Yeterli. Sağlıklı. İyi. Zarif. Göze hoş görünen.

Cutest : Kurnaz. Cici. Şirin. Zeki. Akıllı. En çekici.

Blander : Yumuşak. Yumuşakbaşlı. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Sıkıcı. Tatsız. Mülayim. Fazla tatlı olmayan. Yavan.

Nicest synonyms : mouse nest, birdnest, natural object, mouse's nest, bird's nest, brittle, attics, bona, beautiful, cunning, cannier, calli, punctual, precise, comeliest, accurate, bonnier, beauteous, adorable, bonny, critical, agreeable, amusing, civilized, rigorous, canny, cuddly, braw, affable, attentive, exact, feeling, fairest.

 

Nicest zıt anlamlı kelimeler, Nicest kelime anlamı

Nasty : Hoşa gitmeyen. Açık saçık. Edepsiz. Kötü. Bitkilerde uyan yönüne bağlı olmayan hareketler. Pis. Fena. Çirkin. Terbiyesiz. Ayıp.

Unpleasant : Nahoş. Kaba. Çirkin. Aynasız. Hoşa gitmeyen. Sevimsiz. Sıkıcı. Hoş olmayan. Fena. Tatsız.

Nastiness : İğrençlik. Pislik. Kirlilik. Huysuzluk. Hainlik. Berbatlık. Yaramazlık.

Nicest antonyms : artifact.