Nasty türkçesi Nasty nedir

  • Fırtınalı.
  • Ağır.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Nasti.
  • Pis.
  • Ahlaksız.
  • Çirkin.
  • İğrenç.
  • Ayıp.
  • Tehlikeli.
  • Kirli.
  • Hoşa gitmeyen.
  • Edepsiz.
  • Kötü.
  • Terbiyesiz.
  • Fena.
  • Müstehcen.
  • Bitkilerde uyan yönüne bağlı olmayan hareketler.
  • Ciddi.
  • Nahoş.
  • Açık saçık.
  • Berbat.

Nasty ile ilgili cümleler

English: Ali gave Mary a nasty look.
Turkish: Ali Mary'ye kötü bir görünüm verdi.

English: He is not such a nasty fellow as you think.
Turkish: O, düşündüğün gibi iğrenç adam değil.

English: He caught a nasty cold because he stayed up late last night.
Turkish: Dün gece geç saatlere kadar yatmadığı için kötü üşüttü.

English: Ali can't seem to get rid of his nasty cold.
Turkish: Ali kötü soğuk algınlığından kurtulamıyor gibi görünüyor.

English: His brother was nasty to me.
Turkish: Onun kardeşi bana göre kötüydü.

Nasty ingilizcede ne demek, Nasty nerede nasıl kullanılır?

Nasty blow : Tehlikeli vuruş. Ağır darbe.

Nasty business : Kirli iş. İğrenç iş. Berbat iş.

Nasty child syndrome : Yaramaz çocuk sendromu. Kedi ve köpeklerin skrotum, kuyruk, bacak, ağız veya burunlarında lastik bant veya iğne gibi sıkıştırıcı veya eziyet verici yabancı cisimlerin bulunması.

Nasty habit : Kötü alışkanlık. Hoş olmayan alışkanlık. Uygun olmayan davranış biçimi.

 

Nasty remark : Çirkin uyarı. Kötü uyarı.

Nastygram : Tehdit edici veya incitici iletiye cevap olan elektronik protesto maili.

Abbasid dynasty : Abbasi hanedanlığı.

Nasty sea : Fırtınalı deniz. Dalgalı deniz.

Cheap and nasty : Kalitesiz. Ucuz ve kalitesiz.

Nasty story : Müstehcen hikaye. Açık saçık hikaye.

İngilizce Nasty Türkçe anlamı, Nasty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nasty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attaints : İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Tenzil etmek. Lekelemek. Tutulmak. Rezil etmek. Yakalanmak. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Leke.

Dirty : Bozuk. Rezil. Pisletmek. Kirletmek. Batırmak. Pislemek.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Broadest : Hoşgörülü. En geniş. Yaygın. Belli. Aksanlı. Genel. Enli. Esas. Açık.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Awed : Korkmuş. Korku veren. Dehşet gösteren. Dehşet içinde. Huşu içinde. Korkunç. Hayran kalmış.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Black : Siyaha boyamak. Kasvetli. Siyah. İs. Uğursuz. Morarmış. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Karartmak.

 

Begrimed : Kirletmek. Pisletmek.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Nasty synonyms : fouler, contaminated, ungratifying, adventurous, disorderly, hussy, undesirable, dirtiest, attainder, nastic movement, aardwolf, butters, back breaking, indecent, capital, filthy, demure, loathsome, awful, abhorrently, beastlier, lousy, acuter, fiercest, a cells, naughtier, dissolute, acutest, dingiest, evil hearted, bad, bastardly, abiotic environment.

Nasty zıt anlamlı kelimeler, Nasty kelime anlamı

Pleasant : Güzel. Sevimli. Gökçe. İç açıcı. Sıcak. Zevkli. Şirin. Canayakın. Keyifli. Latif.

Niceness : Sevimlilik. Dakiklik. Kibarlık. Hoşluk. İncelik. Titizlik. Güzellik.

Nice : Duyarlı. Yanlış. Tatlı. Hassas. Dakik. İyi. Hoş. Nazik. Nahoş. Latif.

Nasty antonyms : clean.

Nasty ingilizce tanımı, definition of Nasty

Nasty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Nauseous. Offensively filthy. Very dirty, foul, or defiled. Disgusting.