Nip in the bud türkçesi Nip in the bud nedir

  • Engellemek.
  • Baltalamak.
  • Suyu baştan kesmek.
  • Başlangıçta durdurmak.
  • Başından engellemek.
  • Daha başlamadan önünü kesmek.
  • En başından engellemek.
  • Daha başlangıçta bir şeyin önünü almak.
  • Başlangıçta bastırmak.
  • Yılanın başını küçükken ezmek.

Nip in the bud ingilizcede ne demek, Nip in the bud nerede nasıl kullanılır?

Nip : Soğuktan kavrulmak. Isırmak. Acele ile gitmek. Yudumlamak. Kesmek. Çimdiklemek. Kırağı çalmak. Dondurmak. Azıcık içki içmek. Çimdik atmak.

In : Tutulan. İçeri. İçeriye. Olarak. Gelmiş olan. İçeri doğru yönelen. Dahili. İçine. İç. İktidardaki.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Bud : Aşı. Aşılamak. Gonca. Konca vermek. Filiz. Gonca vermek. Gelişmemiş şey veya kimse. Arkadaş. Kafadar.

Nip in : Acele ile girmek. Dalmak.

Approuved principle of the budget : Ödeneklikte onaylılık ilkesi. Devlete, illere, belediyelere ilişkin ya da devletin katılma payı bulunan yapımsal kuruluşlara, özel sektöre ve genel olarak bunların dışında kalan diğer topluluklara ilişkin tüm ödenekliklerin uygulamadan önce yetkili kuruluşlarca onanmış olması ilkesi.

 

Balance the budget : Dengelemek. Bütçeyi ayarlamak.

Administration control of the budget : Ödeneklik yönetim denetimi. Ödenekliğin uygulanılmasında yetkili yönetim kuruluşlarınca yapılacak denetleme.

Clarity principle of the budget : Ödenekliklerde yer alan gelir kaynaklarının ve giderlerin harcama yerlerinin gerçeğe uygun bir yeterlikte tartışma götürmez bir açıklıkla gösterilmesi ilkesi. Ödenekliklerde belirginlik ilkesi.

İngilizce Nip in the bud Türkçe anlamı, Nip in the bud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nip in the bud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avert : Olmasını önlemek. Başka tarafa çevirmek. Önlemek. Başka yöne çevirmek. Yön değiştirmek. Önüne geçmek. Çevirmek. Gidermek. Menetmek.

Hamstrings : Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Dirsek kirişi. Sakatlamak. Diz arkasındaki kiriş. Dizardı kirişi. Kösteklemek. Topuk kirişini keserek sakatlamak. Topal etmek. Aksatmak.

Averts : Menetmek. Çevirmek. Bertaraf etmek. Yön değiştirmek. Gidermek. Başka tarafa çevirmek. Olmasını önlemek. Defetmek. Önlemek.

Hamstrung : (mecaz) eli kolu bağlı olmak. Sakatlamak. Başarısız. Aksatmak. Sakat. Topuk kirişini keserek sakatlamak. Topal etmek. Sonuç getirmeyen.

Balks : Bir engel karşısında duraklamak. Engel olmak. Önünü kesmek. Duraksamak. Kaçınmak. Ayak diremek. İnat etmek. Yürümemekte direnmek. İnatla yürümemek.

Sabotaging : Sabotaj. Baltalama. Sabote etmek. Kundaklamak. Sabote. Kundaklama. Sabotaj yapmak.

Avoid : Kaçınmak. Engel olmak. Atlatmak. Önlemek. Sakınmak. Yanaşmamak. Savmak. Savuşturmak. Geçiştirmek.

 

Hamstringing : Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Sakatlamak. Dizardı kirişi. Topuk kirişini keserek sakatlamak. Aksatmak. Topal etmek. Dirsek kirişi. Diz arkasındaki kiriş. Kösteklemek.

Averted : Bertaraf etmek. Olmasını önlemek. Çevirmek. Önlemek. Başka tarafa çevirmek. Gidermek. Menetmek. Yön değiştirmek. Meydan vermemek.

Balk : Yürümemekte direnmek. Engel olmak. İnatla yürümemek. Sıkma. Ayak diremek. İnat etmek. Kütük. Duraksamak.

Nip in the bud synonyms : balking, sabotaged, circumvent, hew down, axe, cripple, baulks, blocks, circumvented, sap, baulked, sabotage, chop, block, bodycheck, axing, baulking, sabotages, hamstring, ax, bar.