No account türkçesi No account nedir

No account ile ilgili cümleler

English: Such a thing is of no account.
Turkish: Böyle bir şey hiç önemli değil.

English: Take no account of what he said, he was only joking.
Turkish: Onun dediğini boşverin, sadece bir şakaydı.

English: He will on no account accept defeat.
Turkish: O hiçbir şekilde yenilgiyi kabul etmeyecektir.

English: There is no accounting for tastes.
Turkish: Zevkler ve renkler tartışılmaz.

English: You must on no account do such a thing.
Turkish: Hiçbir şekilde böyle bir şey yapmamalısın.

No account ingilizcede ne demek, No account nerede nasıl kullanılır?

No : Hayır. Değil. Olmaz. Hiç. Yok. Artık değil. Aleyhte oy. Olumsuz oy veren kimse. Ret. Olumsuz karar.

Account : Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge. Olarak görmek. Saymak. Kar. Sayışım. Önem. Hesaplaşma. Avlamak. Gözüyle bakmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Of no account : Önemsiz. Çok önemsiz. Değersiz.

On no account : Hiçbir şekilde. Kesinlikle. Katiyen. Asla. Hiç bir koşulda. Ne olursa olsun. Kesinlikle olmaz.

Take no account of : Kale almamak. Saymamak. Önemsememek. Hesaba katmamak. Dikkate almamak.

No absorbable sutures material : Absorbe olmayan dikiş materyali. Emilemeyen dikiş malzemesi.

 

There is no accounting for tastes : Zevkler ve renkler tartışılmaz.

İngilizce No account Türkçe anlamı, No account eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak No account ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defunct : Merhum. Ölmüş. Artık kullanılmayan. Feshedilmiş. Müteveffa. Mülga. Münfesih. Ölü.

Dinky : Küçük. Minicik. Zarif. Ufacık. Küçük lokomotif. Ehemmiyetsiz. Cici. Tramvay. Minik.

Derisive : Alaylı. Alay edici. Gülünç. Komik. Alaycı. Alay edilecek türden. Alay konusu olan.

Bit : Eksik etek. Arı ikili sayılar dizgesinde kullanıldıklarında 0 ve 1 sayılarından biri. Miktar. İkili öğe; 0 ya da 1 gibi iki damgadan oluşan bir damga takımının öğesi. en küçük veri öğesi. veri saklama sığası birimi. bilgi ölçü birimi. Kısa süre. Gem. Kırıntı. Nebze. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Keser ucu.

Discountable : İskonto edilebilir. İndirime tabi tutulabilir. İndirim yapılabilir. Iskonto edilebilir. Kırılabilir. Görmezden gelinebilir.

De minimis : (latince) of minimal things (küçük şeyler). Of minimum importance (küçük önemde). Kanun ufak tefek şeylerle ilgilenmez. Önemsiz şeyler. Ivır zıvır. Çok küçük olduğu için yasanın göz önünde bulundurmayacağı bir şey veya farklılık.

Devoid : Eksik. Hali. Boş. Yoksun. Mahrum.

Bad debt : Ödenmemiş borç. Batak para. Tahsil edilmesi mümkün olmayan borç. Zaman aşımı nedeniyle tahsili mümkün olmayan alacak. Kötü borç. Değersiz alacak. Çürük alacak. Şüpheli alacak.

 

Emptier : Aç. Anlamsız. İçeriksiz. Yoksun. Daha boş. Boş. Boşaltıcı. Boşuna.

Abolished : Yürürlükten kalkan. Yürürlükten kaldırılmış. İptal edilmiş. Mülga. Hükümsüz sayılmış.

No account synonyms : cheaper, noneffective, disvalue, illegal, nude, cheap, cheaps, back burner, inefficacious, full of holes, emptiest, dinkier, devoid of meaning, invalided, dinkiest, dead beat, despicable, dispensable, invalid, invaliding, drecks, dead duck, chaffy, backburner, invalids, non effective, beneath contempt, a dime a dozen, ineffective, baubling, boondoggling, dreck, inoperative.