No more türkçesi No more nedir

No more ile ilgili cümleler

English: A bat is no more a bird than a rat is.
Turkish: Yarasa, bir kuş olmaktan ziyâde, bir sıçandır.

English: Ali is no more hardworking than Bill is.
Turkish: Ali Bill'den daha çalışkan değil.

English: Ali believes the day will come when there will be no more wars.
Turkish: Ali savaşların hiç olmayacağı günün geleceğine inanıyor.

English: Ali can swim no more than a stone can.
Turkish: Ali bir taştan daha iyi yüzemez.

English: A whale is no more a fish than a horse.
Turkish: Bir balina, bir at olmadığı gibi bir balık da değildir.

No more ingilizcede ne demek, No more nerede nasıl kullanılır?

No : Çerçeve dizi ışıkları. Olmaz. Hayır. Hiçbir. Olumsuz karar. Gereksiz. Yok. Sahne çerçevesinin iç yüzünde, yukarıda, sağ ve sol yanlardaki dizi ışıtaçların tümü. Numara. Artık değil.

More : Daha çok. Takriben. Fazla şey. Daha. Daha fazla. Ayrıntılar. Çok. Ziyade. Fazlalık. -den daha.

No more than : -den daha büyük değil. -den fazla değil. -in üzerinde değil. -den daha çok değil. -den daha yüksek değil.

Faith no more : Ünlü amerikan rock and roll grubu.

Had no more strength : İçinde hiç güç kalmadı. Daha fazha fazla kuvveti yoktu. Güç toplayamadı.

 

Say no more : Tamam veya yapıldı veya oldu bil.

Say it no more : Başka birşey söyleme. Tek bir kelime daha etme. Daha fazla söyleme.

İngilizce No more Türkçe anlamı, No more eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak No more ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Henceforth : Şimdiden sonra. Bu andan itibaren. Bundan sonra.

Enough said : Söylenmesi gerekenler söylendi. Yeterince açık. Yeterince anlaşılır. Yetti.

Anew : Gene. Yeni bir biçimde. Yeniden fakat değişik bir şekilde. Baştan. Tekrar. Yine. Yeniden.

Once again : Yine. Son olarak. İlk ve son olarak. Bir kere daha. Bir kez daha. Tekrar. Yalnız bir defa. Yeniden.

Effluent : Fabrika artığı sıvı. Dışarı akan madde. Pissu. Atık su. Atık madde. Sıvı halinde atık. Akıntı. Atık. Akıtılan.

There is an end of it : Bırak artık.

Any longer : Any more time. Daha fazla. Anymore. Daha. For more time (e.g., ı can't wait any longer, ı must go to work).

Nevermore : Birdaha asla. Hiçbir zaman. Bir daha asla. Asla.

Bis : Bis. İkinci defa. İki fosfat grubunun bir moleküle farklı pozisyonlarda bağlanması durumunu belirten ön ek. früktoz 1,6-bifosfat yerine früktoz 1,6-difosfatın kullanılması gibi. Uluslararası ödemeler bankası. Mükerrer. Birinci dünya savaşı’nın ardından yapılan versailles antlaşmasıyla almanya'nın müttefikler'e ödeyeceği savaş tazminatları için avrupa merkez bankaları arasındaki eşgüdümü sağlamak amacıyla 1930 yılında basel’de kurulan, daha sonra uluslararası para ve finansal sistemi geliştirmeyi amaçlayan ve merkez bankalarına bir banka olarak hizmet veren uluslararası örgüt. krş. basel komitesi. Biyoloji, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tekrar. Yine.

 

From that day forth : O günden itibaren.

No more synonyms : dross, ever after, yet again, sufficient, left, hereafter, from this day forth, at that, hereinafter, anymore, any more, leaving, enough, enoughs, will do, so, encores, over again, skip it, adequate, dreg, from now onwards, no longer, dregs, once more, above, one more, again, that will do, in future, henceforward, fag end, left over.