Any longer türkçesi Any longer nedir

  • For more time (e.g., ı can't wait any longer, ı must go to work).
  • Artık.
  • Anymore.
  • Daha fazla.
  • Daha.
  • Any more time.

Any longer ile ilgili cümleler

English: Let's not stay any longer than we have to.
Turkish: Zorunda olduğumuzdan daha uzun kalmayalım.

English: I can't live any longer without him.
Turkish: Artık onsuz yaşayamam.

English: Ali can't put up with Mary's bad manners any longer.
Turkish: Ali Mary'nin kötü davranışlarına daha fazla katlanamaz.

English: After driving for eight hours, Moustapha just couldn't drive any longer.
Turkish: Sekiz saat araba sürdükten sonra Mustafa sadece artık süremedi.

English: I don't want to wait any longer than necessary.
Turkish: Gereğinden fazla beklemek istemiyorum.

Any longer ingilizcede ne demek, Any longer nerede nasıl kullanılır?

Any : Her. Herhangi bir tanesi. Hiçbir. Birisi. Daha. Hiç. Birazcık olsun. Herhangi birisi. (herhangi) bir. Biraz.

Longer : Uzun vadeli. Artık. Büyük. Uzun. Daha uzun.

Any and every : Her bir.

Any at all : Her şekilde. Öyle ya da böyle. Herhangi bir şey.

Any available document : Kullanılabilen her belge.

Any day : Herhangi gün. Herhangi bir gün.

Any character : Herhangi karakter. Herhangi bir karakter.

İngilizce Any longer Türkçe anlamı, Any longer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Any longer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Farther : Daha uzağa. Daha ileri. Uzak. İlerdeki. Ötedeki. İlave edilen. Öteki. Diğer. İlaveten.

Any : Biri. Hiç. Birazcık olsun. Herhangi bir tanesi. Birkaç. Kimse. Birisi. Bir. Biraz da olsa.

The farther : Uzak. İlerdeki. Daha ileri. Ötedeki. İlave edilen. Öteki. Uzaktaki. Daha uzaktaki. Daha öte.

A lot more : Daha fazla kez. Çok daha fazla.

From now on : Şimdiden sonra. Bundan böyle. Şu andan itibaren. Bu tarihten itibaren. Bu günden itibaren. Bundan sonra. Bundan sonrası için.

Dregs : Çökelek. Telve. En değersiz. Tortu. En değersiz (parça). Posa. Çöp. Süprüntü. En aşağı kısım.

At that : Bile. Aynı zamanda. Haliyle hatta. Onun üzerine. Bu durumda. Olduğu gibi. Bundan başka. Hem de. Mademki.

Anymore : Bundan sonra.

Dross : Dışık. Kül curuf. Posa. Değersiz şey. Metal yüzünde oluşan cüruf. Cüruf. Maden posası. Süprüntü. Değersiz şeyler.

Further : Daha ilerde. İleride. Yardım etmek. Bir başka. İlerletmek. Yeni. Daha öte. Başka. Ötedeki.

Any longer synonyms : leaving, elses, effluent, else, fag end, upward, left, as yet, more than, yet, above, plus, left overs, the more the more, left over, dreg, ever after, no longer, upwards, far more, the more, any more, upward of, again, more.