Longer türkçesi Longer nedir

Longer ile ilgili cümleler

English: A trip by boat takes longer than by car.
Turkish: Tekneyle bir yolculuk arabayla yolculuktan daha uzun sürer.

English: A Venusian day is longer than a Venusian year.
Turkish: Bir Venüs günü, bir Venüs yılından daha uzundur.

English: Ali and Mary are no longer friends.
Turkish: Ali ve Mary artık arkadaşlar değiller.

English: A trip to the Moon is no longer a dream.
Turkish: Aya yolculuk artık bir hayal değil.

English: A talking dictionary is no longer a fantasy.
Turkish: Konuşan sözlük artık bir fantezi değil.

Longer ingilizcede ne demek, Longer nerede nasıl kullanılır?

Do you have a longer one : Daha uzunu var mı.

No longer a virgin : Cinsel ilişkiye girdi. Artık bakire değil.

No longer than : -den daha fazla değil. Belli bir uzunluğu geçmeyen. -i geçen zaman dilimi içinde değil.

Any longer : Artık. Anymore. Any more time. Daha fazla. For more time (e.g., ı can't wait any longer, ı must go to work). Daha.

Do you have anything longer : Daha uzun bir şeyleriniz var mı.

Get longer : Uzamak. Uzamak (boy vb).

Longes : At eğitme kementi. Uzun yular. Kement.

Longevities : Uzun ömür. Yaşam süresi. Uzun ömürlü olma. Uzun yaşam. Dayanıklılık. Uzun ömürlülük.

 

No longer : Daha fazla değil. Daha fazla. Bundan böyle. Artık.

Longest : Büyük. En uzun. Uzun vadeli. Uzun.

İngilizce Longer Türkçe anlamı, Longer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Longer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Long run : Firmanın üretim sürecinde kullandığı tüm girdilerin miktarını, dolayısıyla üretim ölçeğini değiştirebileceği kadar uzun bir zaman aralığı. krş. çok kısa dönem, kısa dönem. Uzun dönem. Uzun vade.

Amplest : Etraflı. Bol. Bol bol yetecek kadar. Kafi. İri. Heybetli. Çok. Geniş. Yeterli.

Any more : Daha fazla başka. Daha çok. Daha. Daha fazla. Biraz daha. Başka. Gayrı.

Long date : Uzun tarih.

Ambitious : Büyük bir amacın ürünü olan. Çok istekli. Arzulu. Başarma isteği olan. İhtiraslı. Tutkun. Hırslı. Azimli. İstekli.

Any longer : Anymore. For more time (e.g., ı can't wait any longer, ı must go to work). Daha fazla. Any more time. Daha.

Lengthy : Upuzun. Ayrıntılı. Fazlasıyla uzun. Çok uzun. Uzunluğu olan.

Yearner : Özleyen. Can atan. Hasret çeken.

Dross : Değersiz şeyler. Cüruf. Maden posası. Değersiz şey. Kül curuf. Dışık. Metal yüzünde oluşan cüruf. Süprüntü. Posa.

At long date : Her tür tecimsel belgit ya da diğer işlemler için karşı yan yararına uygulanan üç aydan daha uzun süre. Uzun süreli.

Longer synonyms : thirster, prolix, long, ampler, lengthier, macro, longers, ever after, extended, capacious, colossal, burning, taller, far, elongated, big, at that, mortal, burnings, longs, individual, from now on, left overs, almighty, long term, long range, dregs, person, bulkier, ample, maxis, bulkiest, soul.

Longer ingilizce tanımı, definition of Longer

Longer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who longs for anything.