Nock türkçesi Nock nedir

  • Oku yay kirişine yerleştirmek.
  • Yay kirişi takılan kertik.
  • Okun arkasındaki kiriş kertiği.
  • Oku kirişe yerleştirmek.

Nock ile ilgili cümleler

English: Ali came into the room without knocking on the door.
Turkish: Ali kapıyı çalmadan odaya girdi.

English: Ali came into my room without knocking.
Turkish: Ali kapıyı çalmadan odama girdi.

English: Ali didn't even bother knocking on the door.
Turkish: Ali bile kapıyı çalmak için rahatını bozmadı.

English: Ali didn't bother to knock.
Turkish: Ali kapıyı çalma zahmetine girmedi.

English: "Knock knock, is anyone home?" "Go away!" "I can't hear you." "Okay, what is it?" "Allow me to introduce myself. I am Geronimo Stilton." "What do you want?" "Your Highness, allow me to cross your kingdom so that I can get—" "Denied." "But—" "Unless you're a true warrior." "Believe me when I tell you that I am NOT a knight." "So you have no sword?" "Not even one. I am not a knight." "How about a piece of the Triforce?" "I am NOT a knight!" "You look like a knight on this picture I found on your website." "I am not a knight!" "Then go away." "But... okay."
Turkish: "Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."

 

Nock ingilizcede ne demek, Nock nerede nasıl kullanılır?

Nocked : Oku kirişe yerleştirmek. Okun arkasındaki kiriş kertiği. Oku yay kirişine yerleştirmek. Yay kirişi takılan kertik.

Nocking : Okun arkasındaki kiriş kertiği. Oku kirişe yerleştirmek. Yay kirişi takılan kertik. Oku yay kirişine yerleştirmek.

Nocks : Okun arkasındaki kiriş kertiği. Yay kirişi takılan kertik. Oku yay kirişine yerleştirmek. Oku kirişe yerleştirmek.

Anti knock : Benzine eklenen katkı maddesi. Vuruntu önleyici.

Anti knock compound : Vuruntu önleyici katkı. Benzin ve patlamasız motorlarda vuruntuyu önlemek için yakıta katılan kimyasal öğe.

Antiknock : Vuruntuönler. Detonasyon kesici (madde). Vuruntu önleyici. İç yakımlı motorda motor vuruntusunu önlemek veya azaltmak için kullanılan yakıt katkı maddesi.

Door knocker : Bir kapıya ilişik olan ve kapının çalınması için kullanılan süslü araç veya hareketli düğme. Kapı tokmağı.

Bannock : Evde pişirilen kek. Pide. Evde pişirilmiş ekmek.

Antiknocks : Vuruntuönler. Detonasyon kesici (madde). İç yakımlı motorda motor vuruntusunu önlemek veya azaltmak için kullanılan yakıt katkı maddesi. Vuruntu önleyici.

Chinock jargon : Pasifik kuzeybatısında (abd) konuşulan ve bu bölgenin yerli dilleriyle fransızca ve ingilizcenin kombinasyonundan oluşan pidgin (karma) dil.

 

İngilizce Nock Türkçe anlamı, Nock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scarify : Derisini soymak. İncitmek. Canını yakmak. Kazımak. Deriyi kazımak. Toprağı sürmek. Acımasızca eleştirmek.

Line : Çizgi çizmek. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Astarlamak. Hat. Sıralamak. İçini kaplamak. Çizgi. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı. Sürütme oltaları. Kırıştırmak.

Scribe : Yazıcı. Fakih. Çizici. Gazeteci (aşağ.). Katip. Yazar (aşağ.). Çizici ile işaretlemek. Yazar. Yazmak. Yazman.

Pock : Kabarcık izi. Örtülü pürtük. Kabarcık. Çiçek hastalığında görülen kabarcık. Çiçek hastalığının kabarcığı. Çiçek bozuğu. Püstül.

Scotch : Sonlandırmak. Takoz koymak. Tırmıklamak. Engellemek. Hafifçe yaralamak. Yaralamak. Son vermek. Engel olmak. Ket vurmak. İncitmek.

Score : Başarı kazanmak. Partisyon yazmak. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. yenik takımlar ise değer alamazlar. Puan. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır. Sayıl. Almak. Skor. Sayı. Sayılar.

Mark : Etki. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. Markalamak. Damgalamak. Numara. İmlemek. Çizgi. Not vermek. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirtmek.

Notch : Diş diş etmek. Çetelesini tutmak. Filme çentik yapmak. Çentmek. Diş diş yapmak. Kertmek. Yaya yerleştirmek (oku). Çentiklemek. Çentik. Kertiklemek.

Nock synonyms : nocked, nocking, pit, scar, nocks.

Nock ingilizce tanımı, definition of Nock

Nock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fit to the string, as an arrow. A notch. To string, as a bow. To notch.