Nocks türkçesi Nocks nedir

  • Okun arkasındaki kiriş kertiği.
  • Yay kirişi takılan kertik.
  • Oku kirişe yerleştirmek.
  • Oku yay kirişine yerleştirmek.

Nocks ile ilgili cümleler

English: He lands in a garden and knocks at the door.
Turkish: Bir bahçeye iner ve kapıyı çalar.

English: When poverty knocks at your frontdoor, loves escapes through the backdoor.
Turkish: Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.

English: I am the one who knocks.
Turkish: Kapıyı tıklayanım ben!

English: Opportunity seldom knocks twice.
Turkish: Fırsat kapıyı nadiren iki kez çalar.

English: Nobody knocks on my door.
Turkish: Kimse kapımı çalmıyor.

Nocks ingilizcede ne demek, Nocks nerede nasıl kullanılır?

Antiknocks : İç yakımlı motorda motor vuruntusunu önlemek veya azaltmak için kullanılan yakıt katkı maddesi. Vuruntu önleyici. Vuruntuönler. Detonasyon kesici (madde).

Bannocks : Pide. Evde pişirilmiş ekmek. Evde pişirilen kek.

Knocks : Vurmak. Çarpmak. Teklemek. Çalmak. Sertçe eleştirmek. Devirmek. Kapıyı çalmak.

Opportunity only knocks once : Şans kapıyı bir kez çalar. Kişinin eline şans geçtiğinde onu değerlendirmesi gerekir çünkü başka bir şansı olmayacaktır. İkinci şanslar gelmez.

Nock : Oku kirişe yerleştirmek. Okun arkasındaki kiriş kertiği. Oku yay kirişine yerleştirmek. Yay kirişi takılan kertik.

 

Death knock : Son. Son an. (argon) son dakika.

Chinock jargon : Pasifik kuzeybatısında (abd) konuşulan ve bu bölgenin yerli dilleriyle fransızca ve ingilizcenin kombinasyonundan oluşan pidgin (karma) dil.

Brecknock hill cheviot sheep : İngiltere’de bulunan, yüzünde ve bacaklarında yapağı bulunmayan, dişileri boynuzsuz, koçlarda genelde boynuz olmasına karşın bazen boynuzsuz olabilen koyun ırkı. Brecknocktepesi cheviotkoyunu.

Antiknock value : Vuruntu direnci. Delonasyon direnci.

Nocking : Oku yay kirişine yerleştirmek. Oku kirişe yerleştirmek. Yay kirişi takılan kertik. Okun arkasındaki kiriş kertiği.

İngilizce Nocks Türkçe anlamı, Nocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scotch : Takoz koymak. Tırmıklamak. Skoç viski. Ket vurmak. Sonlandırmak. Bitirmek. İskoçya. İskoç. İncitmek. Bozmak.

Mark : Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. İz bırakmak. İm. Alman parası. Etki. Not vermek. İşaretlemek. Yara izi. Alamet. İşaret etmek.

Scribe : Yazman. Çizici ile işaretlemek. Katip. Yazmak. Yazar. Fakih. Yazar (aşağ.). Gazeteci (aşağ.). Yazıcı. Çizici.

Line : Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Sürütme oltaları. Astar kaplamak. Hat. Astarlamak. Düzdizim çizgisi. Sıra.

 

Pit : Çukur. Çukura koymak. Oyuk. Çukurlaştırmak. Çekirdek. Sekonder hücre duvarında derinlikleri, genişlikleri ve yapıları bakımından farklılaşmaları değişiklik gösteren küçük yuvarlak ya da oval şekilli çukurlar. Müzikli tiyatro gösterileri düzenleyen tiyatrolarda sahne ile seyirci arasında bulunan ve orkestrayı alabilen çukur. Kuyu. Çukura yerleştirmek. Çopur.

Score : Sayıl. Puan almak. Değerlendirmek. Çizgi çekmek. Şanslı olmak. Sayılar. Bir testten, genellikle doğru olarak yanıtlanan madde sayısına göre elde edilen sonuca sayıyla biçilen değer. 2-üzerinde matematiksel bir işlem yapılmamış olan puan; ham puan. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır. Çizmek.

Scar : Nedbe. Eskar. Çizik. Yara izi. Kayalık. İz bırakmak. Geçmişin izi. Kusur. Dev kaya.

Notch : Filme çentik yapmak. Çetelesini tutmak. Çentik atmak. Yaya yerleştirmek (oku). Kertmek. Basım sırasında basım aygıtının diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek üzere filmin kenarına açılan oyuk. Çentik. Diş diş etmek. Diş diş yapmak. Çentmek.

Nocks synonyms : nock, nocked, nocking, pock, scarify.