Nucleoid türkçesi Nucleoid nedir

  • Prokaryotik hücrelerde genetik materyalin bulunduğu düzensiz biçimli bölge.
  • Prokaryatik hücrenin dnayı barındıran çekirdek kısmı.
  • Nükleusa benzeyen. prokaryotlarda dna'nın bulunduğu, çekirdek kılıfıyla çevrelenmemiş, genelde merkezde yer alan bölge. nükleoid.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Çekirdek şeklinde.
  • Çekirdeğe benzeyen.
  • Çekirdeğe benzeyen. prokaryotlarda dna’nın bulunduğu çekirdek kılıfıyla çevrelenmemiş, genelde merkezde yerleşmiş bölge. viruslarda virionun merkezinde yerleşmiş olan genetik materyal.
  • Nükleoit.

Nucleoid ingilizcede ne demek, Nucleoid nerede nasıl kullanılır?

Nucleocapsid : Virüsün nükleik asidini çevreleyen protein kılıf. Kapsitle birlikte nükleik asidin oluşturduğu virüs yapısı. Virüsün dış örtüsü olan proteinle, nükleik asidinin birlikte oluşturduğu yapı. bazı virüslerde nükleokapsit lipoprotein bir zar içinde, diğerlerinde çıplak olur. Nükleokapsit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nükleokapsid.

Nucleolar : Nükleolar. Çekirdekçiğe ait veya ilgili.

Nucleolar organiser region : Akrosentrik kromozomların satellit ve kısa kolları arasında kalan, rrna genlerinin yer aldığı tekrar bölgeleri, agnor, argirofil çekirdekçik yapıcı bölgeler. çekirdekçikte kükürtlü proteinlerle birlikte gümüşle boyanabilen bölgelerdir. tümör hücrelerinin çoğalma kapasitesine ve tümörün kötücül oluşuna bağlı olarak sayıları artar. Çekirdekçik yapıcı bölgeler.

 

Nucleole : Bir çok hücre çekirdeklerinde bulunan yuvarlak çekirdeksi cisim. Çekirdekcik.

Nucleolemma : Çekirdekte bulunan oluşumları sitoplazmadan ayıran ve iç içe yerleşen belirgin zar, nükleus zarı, nükleolema. zarın içte olanı gerçek anlamda çekirdek zarını oluşturur. dıştaki zarın dış yüzeyinde ribozomlar bulunur ve granüllü endoplazma retikulumuyla ilişkilidir. Çekirdek zarı. Nükleolema.

Nucleolus like body : Böcek ovaryum hücrelerinin sitoplazmasında görülen, rna pozitif, çekirdekçiğe benzer yapı. nematozom. Çekirdekçik benzeri yapı.

Nucleons : Çekirdek yapı taşı. Çekirdek parçacığı. Çekirdek parçası. Nükleon.

Nucleon : Çekini oluşturan ılıncık ve önelcik taneciklerinin genel adı. Öğecik çekirdeğini oluşturan temel parçacıklardan her biri. Atom çekirdeğinde bulunan temel parçacıklara verilen genel ad. Çekincik. Çekirdek parçası. Çekirdek yapı taşı. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çekirdek parçacığı. Atomun çekirdeğinde bulunan pozitif yüklü protonlarla yüksüz nötronların genel adı. Nükleon.

Nucleolus : Çekirdekçik. Çekidekcik. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde rrna üretimi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonükleoproteinlerden oluşan interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yuvarlak veya oval biçimli yapı, nükleolus. Nükleol. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rrna sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir ya da birkaç tane görülebilen yapı. nükleolus. Nükleolus. Nüveyt. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Nucleophile : Çekirdek seven. Çekirdeksel artıcıl. Elektron noksanlığı olan bir çekirdeğe elektronlarını vermeye kuvvetle eğilimli olan elektronca zengin bir grup. Artıcıl. Nükleofil.

İngilizce Nucleoid Türkçe anlamı, Nucleoid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nucleoid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baryon : Çekincik, ılıncık gibi ağır etkileşim gösteren, kütlesi milyar eksicik-voltlarda (ev) olan temel tanecik türü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Baryon. Ağırcık.

Glycoside : Glikozid. Glikozit. Glikozun bir alkol veya fenolle veya diğer monosakkaritlerle oluşturduğu kimyasal bileşik. Glikosit. Glikosid. Şeker ve aglikona hidroliz olan kimyasal bileşik.

Nucleus : Discus intervertebralis’lerin ortasında bulunan ve embriyonel hayattaki chorda dorsalis'in kalıntısı olan oluşum. Nükleus pulpozus. Nükleus subtalamikus. Nükleus grasilis. Hypothalamus’un regio hypothalamica rostralis’inde bulunan çekirdek. İç. Thalamus ile substantia nigra arasında bulunan çekirdek. Bir öğeciğin tüm kütlesinin, tüm artı yükünün toplandığı eksicik kabuğu altındaki yaklaşık 10-13 cm. boyutlu parçacık. Ökaryotlarda bir veya daha fazla bulunan, kalıtım materyali olan dna’yla çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek stoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus. halatlarda etrafına damarların, damarlarda ise damar tellerinin sarıldığı göbek kısmı, öz. Nükleus motoryus nervus trigemini.

Nuclear : Nükleer. Çekinsel. Atom. Çekirdeğe ait. Nükleer enerjiyle ilgili. Çekirdek şeklinde olan. Nükleer başlıklı füze. Çekirdeksel. Öğecik çekinini ilgilendiren. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Thymidine : Timidin.

Neutron : Durgun kütlesi 1,67495 x 10(üzeri -27) kg.'a eşit olan ve elektrik yükü taşımayan 1000 s ortalama ömürlü elemanter parçacık. Yükü sıfır, kütlesi 1,6749.10-24 g olan ve atomların çekirdeğini oluşturan kalımlı temel parçacık. Hidrojenden ağır, her atomda bulunan, kütlesi protondan hafifçe daha ağır, yüksüz, çekirdek parçacığı. Biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ilıncık. Nötron. Atomun elektriksel bakımdan nötr bir parçası. Önelciklerle birlikte çekinleri oluşturan, kıvıl yüksüz, dönüsü 1 /2 olan ana tanecik. Atom çekirdeğinin yapısında bulunan yüksüz partiküller.

Cytidine : Sitidin.

Adenosine : Ribonükleik asitten oluşan beyaz kristalli nükleosit. Adenosin. Bir pürin bazı olan adeninin riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlanması ile oluşan nükleosit. Bir pürin bazı olan adeninin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit. Bir pürin bazı olan adeninin riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit. Adenozin.

Proton : Yükü elektronunkine eşit ve artı imli kütlesi 1.6726x 10-24 g. olan ve atomların çekirdeğini oluşturan kalımlı temel parçacık. hidrojen atomunun çekirdeği olan temel parçacık. Pozitif yüklü çekirdek parçacığı. Önelcik. Atom çekirdeğinin yapısında bulunan pozitif (+) yüklü parçacıklar. Biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proton. Pozitif yükü 1,60219 x 10(üzeri -19) c'ye; durgun kütlesi 1,67265 x 10(üzeri -27) kg'a eşit olan kararlı elemanter parçacık. Yükü eksiciğinkine eşit ve karşıt imli, kütlesi eksiciğinkinin 1840 katı olan kararlı temdi parçacık.

Antineutron : Nötronla birleştiğinde, kütlesi enerjiye dönüşen yüksüz parçacık. Karşıt ılıncık. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Karşı nötron. Antinötron. Nötronun karşıt parçacık eşi olan tanecik (fizik). Karşıt nötron. Karşıtnötron. Kütlesi ılıncığınkine eşit, mıknatıssal döngüsü fırıl nicem sayısı ile karşıt imli olan, yüksüz temel parçacık.

Nucleoid synonyms : deoxycytidine, deoxyguanosine, inosine, deoxyadenosine, deoxythymidine, guanosine, antiproton, heavy particle.