Glycoside türkçesi Glycoside nedir
- Glikozit.
- Glikozid.
- Glikozun bir alkol veya fenolle veya diğer monosakkaritlerle oluşturduğu kimyasal bileşik.
- Şeker ve aglikona hidroliz olan kimyasal bileşik.
- Glikosid.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Glikosit.
Glycoside ingilizcede ne demek, Glycoside nerede nasıl kullanılır?
Cyanogenic glycoside poisoning : Siyanojenik glikozit zehirlenmesi. Yapılarında siyanhidrik asit bulunduran ve bunu asitik veya enzimatik hidrolizle salıveren, mürver meyvesi, acı badem, kanyaş türleri, burçak, fiğ, akyonca gibi bitki ve meyvelerin hayvanlar tarafından yenilmesi veya bu bitkilerin bazılarından hazırlanan preparatların kullanılması sonucu oluşan ve siyanür iyonun stokrom oksidazın ferri demirine bağlanmasıyla elektron taşınmasını ve oksijenin kullanılmasını önleyerek etkiyen, hayvanlarda tükürük salgısında artış, nabız ve solunumun hızlanması, solunum güçlüğü, kas titremeleri ve kusma gibi bozukluklara neden olan bir zehirlenme tipi.
Calcinogenic glycoside : Kalsinojenik glikozit. D-3 vitaminiyle kimyasal olarak farklı, fakat aynı biyolojik etkinliği gösteren zehirli kimyasal madde.
Coumarin glycoside : Kumarin glikozit.
Cyanogenic glycoside : Tabiatta özellikle, acı badem, yonca, burçak, kanyaş gibi yaklaşık 100den fazla bitkide bulunan ve ağız yoluyla alınmasından sonra işkembe bakterileri tarafından hidrolize edilerek gaz durumunda siyanür ve aldehit oluşumuna neden olan, glikozit yapısında amigdalin, linamarin, lotaustralin ve dhurrin gibi yaklaşık 30 çeşit maddenin ortak adı. Siyanojenik glikozit.
Glycosides : Şeker ve aglikona hidroliz olan kimyasal bileşik. Glikozit. Glikozidler.
Glycosine : Glikozin.
Glycosidic : Glikozidik. Glikosidik. Glikozitlere ait veya ilgili (şeker ve aglikona hidroliz olan kimyasal bileşikler).
Pyrimidine glycosid : Pirimidin glikozidi. Fiğ ve baklada bulunan visin ve konvisin içeren glikozit.
Glycosinolat : Kolza tohumunda bulunan, tiroit bezinin fonksiyonlarını bozan hardal yağı glikozitleri. Glikosinolat.
Aminoglycoside : Aminoglikozit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çeşitli bakterilerden izole edilen, ribozomların 30s yapısal birimine bağlanıp, ribozom ve mrnanın birleşmesini engelleyerek bakteriyel protein sentezini önleyen, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi antibiyotikler, aminoglikozit antibiyotikler. Aminoglikosit. Çeşitli bakterilerden izole edilen, enfeksiyon hastalıklarında bakteri protein sentezinin herhangi bir basamağında engelleyici etki yapan, kanamisin, neomisin ve streptomisin gibi herhangi bir antibiyotik. aminoglikozit antibiyotikler. Aminoglikozid. Streptomyces veya micromonspora cinsi mikroorganizmalardan elde edilen ve bakterilerin protein üretimini engelleyerek ölümlerine neden olan gentamisin, amikasin, neomisin gibi ilaçları içeren doğal veya yarı sentetik antibiyotik grubu ilaç.
İngilizce Glycoside Türkçe anlamı, Glycoside eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Glycoside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.
Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Karın. Batın.
Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.
Organic compound : Canlı maddeden eldi edilen bileşik. Canlı organizmanın özelliklerini gösteren ve karbon kapsayan bileşikler. Organik bileşik.
Glucoside : Hidrolizle glikoz veren herhangi bir madde. glukozit. Enzimler veya seyreltik asitlere maruz kaldıklarında glikoz veren birkaç bileşikten herhangi biri (kimya). Glükosit. Glukozit.
Glycosides : Glikozidler.
Nucleoside : Bir pürin veya pirimidin bazının riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan bir bileşik. Nükleosit. Nükleosid. Riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan herhangi bir grup bileşik. adenozin, sitidin, üridin, timidin, guanidin gibi. Nükleozid. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nükleotidlerin hidrolizinden meydana gelen bir madde grubu. Dna ve rna'da bulunan şeker ve bazdan oluşan organik bileşik (biyokimya).
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.
A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.
Glycoside synonyms : a c syndrom, abaxial, abdominal palpation, abamectin, a crochordon, a c deformity, a clay, a band, strophanthin, abdominal distention, a dna.

Bu kısımda Glycoside kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Glycoside ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Glycoside anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Glycoside ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.