Glucoside türkçesi Glucoside nedir

  • Glükosit.
  • Enzimler veya seyreltik asitlere maruz kaldıklarında glikoz veren birkaç bileşikten herhangi biri (kimya).
  • Glikozit.
  • Hidrolizle glikoz veren herhangi bir madde. glukozit.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Glukozit.

Glucoside ingilizcede ne demek, Glucoside nerede nasıl kullanılır?

Glucosidase : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glükosidaz. Oligosakkaritlerden uçtaki glikozu ayıran enzim grubundan herhangi biri. Oligosakkaritlerden uçtaki glikozu ayıran enzim grubundan herhangi biri. glukozidaz. Glikozidaz. Glukosidaz.

Glucosic : Glukozik. Glukoz benzeri.

Glucosamine : Glukozamin. Glikoz şekerinin amino türevi. n-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri. glukozamin. Glikoz şekerinin amino türevi. n-glikozamin olarak glikoproteinlerin en yaygın yan zinciri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikozamin.

Glucose : Karaciğerde ve böbrekte glikoz 6-fosfatı glikoza döndüren enzim. glukoz 6-fosfataz. Glükoz. Hücre solunumundaki ana madde; birçok metabolik olayda da görev alan bir madde. glukoz 6-fosfat. Glikoz 6-fosfat. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri, üzüm şekeri, dekstroz, kan şekeri, glukoz. Glutamic okzaloasetik transaminaz. Dekstroz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu basit şeker, dekstroz, glükoz, monosakkarit, üzüm şekeri. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu bir şeker; monosakkarit. üzüm şekeri, dekstroz, glukoz.

 

Glucose 6 phosphatase : Karaciğer, bağırsak ve böbrekte bulunan glikoz-6-fosfatı glikoza dönüştürerek kan dolaşımına serbest glikoz sağlayan enzim. Glikoz-6-fosfataz.

Glucoses : Dekstroz. Glutamic okzaloasetik transaminaz. Glükoz. Glukoz. Üzüm şekeri. Glikoz.

Glucose agar : Glukozlu agar.

Glucose tolerance test : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda bulunan glikozun karaciğer tarafından alınmasını ve glikojene çevrilmesini ölçen bir karaciğer işlev testi. Kanda bulunan glikozun karaciğer tarafından alınmasını ve glikojene çevrilebilmesini ölçen bir karaciğer fonksiyon testi. glukoz tolerans testi. Glikoz tolerans deneyi. Glikoz tolerans testi.

Glucose alanine cycle : Glikoz-alanin döngüsü. Kaslarda glikolizis sonucu biçimlenen pirüvatın transaminasyon reaksiyonuyla alanine dönüşmesi, alaninin kan yoluyla karaciğere giderek transaminasyonla pirüvata dönüşmesi, pirüvatın glikoneogenesizle glikoza dönüşerek kan yoluyla kaslara geri dönmesi biçimindeki döngü. döngüde alanin aracılığıyla amino grupları karaciğere taşınmakta ve üre üretiminde kullanılmakta, alaninin karbon iskeleti ise karaciğerde glikoza dönüşerek iskelet kaslarına glikoz sağlamaktadır. döngü açlık kan glikoz düzeyinin korunmasında önemlidir.

Dextroglucose : Glikoz. Dekstroz. Üzüm şekeri. Glikozun yaygın şekli.

İngilizce Glucoside Türkçe anlamı, Glucoside eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Glucoside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Saponin : Birçok bitkide bulunan ve suda köpüklü bir çözelti veren çeşitli steroit gliseritler. Suyla çalkalandığında dayanıklı köpük oluşturarak yüzey gerilimini artırıcı etkilerinden dolayı suda çözünmeyen maddeleri emülsiyon veya süspansiyon halinde tutmak için kullanılan, alyuvarların parçalanmasına neden olan bir glikozit türü. yonca gibi bitkilerde bulunur, sığır ve koyunlarda ciddi şişkinliğe neden olabilirler. Bitkilerde bulunan glukosit grubu (deterjanlarda kullanılan). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Saponin.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Glycosides : Glikozidler. Şeker ve aglikona hidroliz olan kimyasal bileşik.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Glycoside : Glikozun bir alkol veya fenolle veya diğer monosakkaritlerle oluşturduğu kimyasal bileşik. Glikosid. Glikozid. Glikosit. Şeker ve aglikona hidroliz olan kimyasal bileşik.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli.

Glucoside synonyms : abductor muscle, a cells, a chromosome, acacia, abramis zone, a cell, a protein, aardwolf, amygdalin, abiotic factor.

Glucoside ingilizce tanımı, definition of Glucoside

Glucoside kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence the name. They are of the nature of complex and compound ethers, and ethereal salts of the sugar carbohydrates. One of a large series of amorphous or crystalline substances, occurring very widely distributed in plants, rarely in animals, and regarded as influental agents in the formation and disposition of the sugars. They are frequently of a bitter taste, but, by the action of ferments, or of dilute acids and alkalies, always break down into some characteristic substance (acid, aldehyde, alcohol, phenole, or alkaloid) and glucose (or some other sugar).