Nucleotide sequence türkçesi Nucleotide sequence nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Dna ya da rna zincirini oluşturan nükleotitler dizisi.
- Nükleotit dizisi.
Nucleotide sequence ingilizcede ne demek, Nucleotide sequence nerede nasıl kullanılır?
Nucleotide : Dna ya da rna'nın tekrarlanan birimleri; riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan nükleositin fosfat esteri. pürin nükleotitler adenin ve guanin bazları, pirimidin nükleotitler sitozin, timin ya da urasil bazları içerir. aynca adenozin trifosfat (atp), guanozin trifosfat (gtp) gibi enerji taşıyıcısı ya da nikotinamit adenin dinükleotit (nad), flavin adenin dinükleotit (fad) gibi koenzimlerin yapısında bulunurlar. nükleotid. Nükleotid. İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir dna sırası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nükleik asitte bulunan nükleosit fosfat esteri (biyokimya). Bir pürin veya pirimidin bazının bir riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleositin bir fosfat esteri. Nükleotit.
Sequence : Ayrım. Silsile. Art arda sıralama. Etki. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zincir. Sıra. Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. geniş anlamıyla sahnedeki figürlerin arasındaki boşluklarla ilişki yaratma işlemi. Zincirleme gitme. Art arda seyir.
Abba sequence : Abba düzeni. Bir deneylemede deneysel değişkenin sunuluşunda izlenen sıra düzeninin değişmez yanılgı kaynağı olmaktan çıkarılması için başvurulan ve bir uygulamada ilk değişkeni (a) önce sunarken bir başka uygulamada öteki değişkene (b) öncelik tanımayı öngören karşı dengeleyici sunuş düzeni, bk. karşıdengeleme, sıra düzeni.
Abort sequence : Durdurma dizisi.
Alternate collating sequence : Diğer harmanlama sırası. Diğer birleştirme sırası. Öteki birleştirme sırası.
Alternative collating sequence : Diğer birleştirme sırası.
İngilizce Nucleotide sequence Türkçe anlamı, Nucleotide sequence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nucleotide sequence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.
Nucleotide sequence synonyms : a cells, aardvark, a chromosome, acacia, a protein, a cell.

Bu kısımda Nucleotide sequence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nucleotide sequence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nucleotide sequence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nucleotide sequence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.