Nudists türkçesi Nudists nedir

  • Çıplak dolaşan kimse.
  • Nüdist.
  • Çıplaklık yanlısı.
  • Çıplaklık taraftarı kimse.

Nudists ingilizcede ne demek, Nudists nerede nasıl kullanılır?

Nudist camp : Çıplaklar düşergesi. Çıplaklar kampı.

Nudist colony : Çıplaklar kampı.

Nudist : Çıplak. Çıplaklık yanlısı. Nüdist. Çıplaklık taraftarı kimse. Çıplak dolaşan kimse.

Nudism : Çıplak dolaşma merakı. Çıplak yaşama öğretisi. Çıplak yaşama.

Nudisms : Çıplak dolaşma merakı.

Nudities : Çıplaklık. Fakirlik. Yokluk.

Nudibranch : Deniz tavşanı. Bir tür deniz yumuşakçası.

Nude : Çıplak. Geçersiz. Çıplak resmi. Çıplak insan vücudu. Nü. Hükümsüz. Çıplak kimse. Ten rengi. Çıplaklık.

Nudely : Gizlenmemiş bir şekilde. Geçersiz biçimde. Açık bir şekilde. Elbiselerini çıkarmış olarak. Çıplak olarak. Çıplak bir şekilde.

Nudies : Çıplak aktris. Oyuncuların çıplak oldukları film veya tiyatro oyunu. Oyuncuların çıplak olduğu film. Çıplaklık filmi.

İngilizce Nudists Türkçe anlamı, Nudists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nudists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nudist : Çıplak.

Adamite : Adem'in soyundan gelen. Adamit. İnsan. Kimse. Adem'in durumunu taklit eden ve çıplak dolaşmayı tercih eden hayalperest bir tarikatın üyesi. Bir tür yeşil floresan minerali.

 

Naturist : Doğacı.

Naturism : Giysi gitmeme alışkanlığı. Doğacılık. Çıplak yaşama. Çıplak yaşama öğretisi. Toplumsal kuruluşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaç edinen öğreti. Nüdizm.

Individualist : Bireyselci. Bireyci. Bireyciliği savunan. Bağımsız bir şekilde hareket eden veya düşünen kimse. Geleneklere uymayan kimse. Ferdiyetçi.

Pattern : Gidişat. Resim. Oyun konusunun ana çizgisi. doğaçlamaya dayanan tiyatroda senaryo. Şekillerle süslemek. Örnek. Aynen kopya etmek. Eşantiyon. Kopyasını çıkarmak. Önörgü. Bir ilke ya da baskın öğe çevresinde örgütlenmiş işlevsel bütünlük ya da ortak bir tanımı bulunan çerçeve, bk. biçe, örnekçe, örüntü.

Practice : Deneyim kazanmak. İdman. Yapmak. Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. Alıştırma. Entrika çevirmek. Etmek. Alıştırma yapmak. Pratik yapmak. Uygulama.