Oaf türkçesi Oaf nedir
- Hödük.
- Beceriksiz çocuk.
- Sersem.
- Beceriksiz.
- Budala.
- Salak adam.
- Hırbo.
- Sakar ve hantal kimse.
- Sakar.
- Ayı.
- Öküz.
Oaf ile ilgili cümleler
English: Half a loaf is better than none.
Turkish: Yarım somun ekmek hiç yoktan iyidir.
English: I bought a loaf of bread for breakfast.
Turkish: Kahvaltı için bir somun ekmek aldım.
English: I'd like meat loaf.
Turkish: Ben etli somun istiyorum.
English: Mother bought a loaf of bread.
Turkish: Anne bir somun ekmek aldı.
English: I just remembered that I was supposed to buy a loaf of bread.
Turkish: Sadece bir somun ekmek almam gerektiğini hatırladım.
Oaf ingilizcede ne demek, Oaf nerede nasıl kullanılır?
Oafish : Salak. Sakar. Aptal. Kaba saba. Sersem. Hödük gibi. Beceriksiz.
Oafishly : Aptalca. Ahmakça. Kaba saba bir şekilde.
Oafishness : Aptallık. Budalalık. Beceriksizlik. Ahmaklık. Hırboluk.
Oafs : Sakar. Beceriksiz çocuk. Hırbo. Sersem. Salak adam. Beceriksiz. Budala. Hödük. Öküz.
Cobloaf : Kalın undan yapılmış ekmek. İri taneli ekmek.
Goaf : Saman yığını. (madencilik) mineralin kısmen veya tamamen çıkarılmış maden bölümü. Eski üretim alanı. Kuru ot. Ot yığını.
Loafing : Aylaklık etme. Zaman harcama. Boş gezme.
Loafers : Haylaz kimse. Makosen ayakkabı. Aylak. Mokasen ayakkabı. Haylaz. Kaldırım mühendisi. Serseri. Boş gezenin boş kalfası. Mokasen. Boş gezen.
Meat loaf : Rulo köfte.
Loaf sugar : Kelle şekeri. Kesmeşeker.
İngilizce Oaf Türkçe anlamı, Oaf eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oaf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ursus : Ursus.
Steer : Bilgi. Dümenle yönetmek. Hadım öküz. İdare etmek. Yönetilmek. Seyretmek. Yönetmek. Yönlendirmek. Dümenle idare etmek.
Blunderer : Pot kıran. Çam deviren kimse. Kötü iş gören kimse. Pot kıran kimse.
Loutish : Kaba. Hantal. Abullabut. Hoyrat. Soytarı gibi. Dağdan gelmiş.
Louts : Ayı tip. Zonta. Hoyratlık. Maganda. Kaba adam. Eşeklik. Balta. Kaba.
Clunky : Kullanışsız. Elverişsiz. Aksi. Ağır. Külfetli. Hantal.
Clod : Kesek. Budala (argo terim). Tıkanmak. Ahmak. Toprak parçası. Tıkamak. Toprak. Çamur parçası. Toprak veya çamur parçası.
Barren : Yavan. Boş. Bereketsiz. Çorak. Sonuçsuz. Verimsiz. Budala (argo terim). Kıraç. Meyvesiz.
Apaches : Külhanbeyi. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Apaçi. Suçlu. Apaş. Ağ sunucusu.
Lout : Maganda. Hantal tip. Kaba. Balta. Zonta. Eşeklik. Kaba adam. Kaba herif.
Oaf synonyms : stumblebum, cockeyed, besotted, dimwits, louting, all thumbs, kine, bullock, yahoo, chuff, blunderers, churls, clumsier, airheads, boor, clods, bumblers, clownish, daft, clot, bozo, churl, cack handed, cubbish, chumpish, brute, dimwit, boorish, berk, gawkier, boors, birdbrains, butterfingered.
Oaf ingilizce tanımı, definition of Oaf
Oaf kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A changeling left by fairies or goblins. A simpleton. Originally, an elf`s child. Hence, a deformed or foolish child. An idiot.

Bu kısımda Oaf kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oaf ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oaf anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oaf ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.