Off stage türkçesi Off stage nedir

  • Perde arkası.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Sahnenin dışında, dekorun arkasında (kuliste).
  • Sahnenin arka kısmı.
  • Sahne dışı.
  • Sahne arkası.

Off stage ingilizcede ne demek, Off stage nerede nasıl kullanılır?

Off : Azalmak. Baş. Soğutmak. Yanılmak. Kalkmak. Öldürmek. Kapalı. Çıkarmak. İndirmek. Dışında.

Stage : Kademe. Sahneye koymak. Evre. Sahne. Sahnelemek. Yerbilim zamanlarından bir dönem süresi içinde oluşmuş katmanlı kayaçlar. Görünçlük. Safha. Tertip etmek. Hazırlamak.

Society in take off stage : Kalkışa geçme aşamasındaki toplum. Kalkınmanın süreklilik göstermeye başladığı, yabancı ve yurtiçi tasarrufların harekete geçirilerek iktisadi büyümeyi hızlandırmak için üretken yatırımların yeterli bir düzeye yükseltildiği ve hızla gelişen birden fazla temel imalat sanayi dalının kurulduğu rostowgil büyüme aşamalarının üçüncüsü.

Off afar : Uzakta.

Off and on : Kesintili. Arada sırada. Kesintili olarak. Bazen. Ara sıra. Zaman zaman.

Off balance : Hazırlıksız (yakalanmış). Dengede olmayan. Sabit olmayan.

Off balance sheet accounts : Nazım hesapları. Bilanço dışı hesaplar.

İngilizce Off stage Türkçe anlamı, Off stage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Off stage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abstractionism : Soyutlama. Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutçuluk. Abstraksiyonizm. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.).

Alto : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Alto sesli sanatçı. Pes uzamda kalın kadın sesi. En kalın ve tok tonlu kadın sesi. En kalın kadın sesi. Alto. Georgia eyaletinde yerleşim yeri.

Offstage : Sahne arkasında olan. Sahnenin ya da dekorun dışı. Kulis.

Upstages : Kibirli. Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Kendini beğenmiş. Hiçe saymak. Gölgede bırakmak. Sahne arkasında. Küçük görmek. Sahne arkasındaki.

Alley theme : Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu. Çıkmaz konu.

Acting style : Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü. Oyun alanı.

Allegory : Yerine. Orunlama. Alegori. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Kinaye. Dokundurma.

Acting manager : Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Yönetici.

Skene : Antik yunan'da tiyatro gösterisi için arka plan. İrlanda ve iskoç dağları'nda kullanılan bıçak veya hançer türü (ayrıca skean).

Adaptability : Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi. Uyarlanırlık. Uyum yeteneği. Uyma yeteneği. Uyarlanabilirlik. Uyarlama yeteneği. Adapte olabilirlik. İntibak kabiliyeti. Uysallık.

Off stage synonyms : acrobacy, upstaged, amateur theater, backdrop, absurd theatre, active hero, upstaging, after piece, backdrops, upstage, act drop, analyze, abstract theatre, actor manager, backstage.