Olde türkçesi Olde nedir
Olde ile ilgili cümleler
English: A new study suggests that hospital records for patients older than 65 are often incorrect, which may lead to serious treatment errors.
Turkish: Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.
English: Ali became wiser as he grew older.
Turkish: Ali büyüdükçe daha akıllı oldu.
English: Ali and Mary are older than John.
Turkish: Ali ve Mary, John'dan yaşça daha büyükler.
English: Ali can't be much older than Mary.
Turkish: Ali Mary'den çok daha yaşlı olamaz.
English: Ali can't be much older than I am.
Turkish: Ali benden çok daha yaşlı olamaz.
Olde ingilizcede ne demek, Olde nerede nasıl kullanılır?
Olden : Eski zamana ait. Geçmiş. Uzun süre önceki. Eski.
Older : Eski. Daha eski. Daha yaşlı. Büyük. Daha eskiler.
Older brother : Abi. Daha büyük erkek kardeş.
Older cattle fattening : Yaşlı sığır besisi. Yaşlı sığırların, kendilerinden et artırma beklenmeksizin, ahırda silaj, pancar posası, kök yemler gibi ucuz sulu yemlerle veya merada, ek yemli veya ek yemsiz beslenmeleri.
Older man : Kaptan. Eş. Koca. Baba. İhtiyar. İhtiyar adam. Patron.
Add folder : Klasör ekle.
Account holder : Hesap sahibi.
Allen key holder : Bazı gitarların ayarlarını yapabilmek için kullanılan çeşitli boyuttaki alyanları pratik kullanım amacıyla bir arada tutan ve gitar kafasının arka tarafında konumlandırılan metal cep. Alyanlık.
In olden days : Geçen zamanlarda. Eski günlerde. Önceden. Uzun zaman önce. Yıllar öncesinde. Eskiden.
Add shared folder : Paylaştırılan klasör ekle.
İngilizce Olde Türkçe anlamı, Olde eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Olde ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hoar : Beyaz. Yaşlılık. Ağarmış. İhtiyar. Bembeyaz. Kırağı ile kaplı. Ak. Eskilik. Ak saçlı. Yaşlı başlı.
Deprecated : Artık kullanılmayan. Onaylanmayan. Hor görülen. Onaylanmamış. Protesto edilen. Sevilmeyen. Aşağılanan. Küçük düşürülen. Küçümsenen.
Worn : Yıpranmış. Bayat (espri). Çok giyilmiş. Yorgun. Eskimiş. Bitkin. Giyilmiş. Silik. Aşınmış. Yalama.
Oldish : Oldukça eski. Eskice. Yaşlıca.
Stale : Vadesi geçmiş. Yatkın. Tükenmiş. Bayat. Bayatlatmak. Yorgun. Kaşanmak. Çiş (at, sığır). Bayatlamak. Yıpranmış.
Age : Yıpratmak. Yıllanmak. Yaşlandırmak. Reşit olma. Devir. Erginlik. Asır. Yaş. Eskitmek. Eskimek.
Over the hill : Yaşlanmış. Yaşı geçmiş. Yaşını başını almış. Bol. Çok fazla. (konuşma) gençliğindeki canlılığı ve tazeliği geçmiş olan. Aşırı derecede. Çok yaşlı. Çok eski. Gençliğini geride bırakmış.
Demoded : Demode.
Cut and dried : Yavan. Sıradan. Önceden planlanmış. İç karartıcı. Sıkıcı. Hazır. Bayat.
Yellowed : Sararmış. Sararmak. Sarartmak.
Olde synonyms : grey headed, noncurrent, nonmodern, grey haired, experient, gray haired, gray headed, gray, antique, senior, superannuated, nonagenarian, overage, long ago, antiquated, anachronistical, rusty, mature, white haired, corniest, used, hand down, sunset, antecedental, patched, corny, gaga, anile, emeritus, aged, immemorial, hoary, cornier.
Olde zıt anlamlı kelimeler, Olde kelime anlamı
Modern : Modern. Çağdaş.
Current : Akıntı. Şimdiki. Yaygın. Suyun akışı. Düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım. Bugünkü. Geçerli. Genel. Şu anki. Elektrik yükünün aktarım hızı.
Future : Gelecekte olacak şey. Gelecek. İleriki. İleri. Ati. Müstakbel. Vadeli. İlerideki. İstikbal. Gelecek zaman kipi.
Olde antonyms : fresh, new, present, immature, young, inexperienced, junior.

Bu kısımda Olde kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Olde ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Olde anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Olde ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.