Worn türkçesi Worn nedir

Worn ile ilgili cümleler

English: After a week, Tom had well and truly worn out his welcome.
Turkish: Bir hafta geçtikten sonra, Tom'un misafirliği iyice kabak tadı vermişti.

English: Ali was worn out.
Turkish: Ali yıpranmıştı.

English: Ali was completely worn out.
Turkish: Ali tamamen yıpranmış görünüyor.

English: Ali was all worn out.
Turkish: Ali tamamen bitkindi.

English: Ali realized right away that he should have worn a heavier coat.
Turkish: Ali daha kalın bir palto giymesi gerektiğini hemen fark etti.

Worn ingilizcede ne demek, Worn nerede nasıl kullanılır?

Worn down : Eskimek. Eskitmek. Zayıflatmak. Devamlı ısrarla kırmak (fig.). Yıpratmak. Yıpramak. Yıpranmak. Aşınmak. Aşındırılmış. Yenmek.

Worn off : Aşınmak. Zamanla yok olan. Geçmek. Yavaş yavaş azalmak. Eskitmek. Aşındırmak. Hafiflemek. Eskimek. Yıpranmak.

Worn out : Bitik. Haşat. Kullanarak eskitilmiş. Kırık dökük. Yıpranmış. Bitap. Dökük. Yorgun. Bitkin. Eskimiş.

Worn out clothes : Eskimiş giyecekler. Eski püskü giysiler. Yıpranmış giysiler. Paçavralar.

Worn to a frazzle : Bitkin. Yorgun. Çok yorgun.

War worn : Harp yorgunu. Savaş yorgunu.

 

Be worn out : Aşınmak. Aşırı ısınmak. Kolunu kaldıracak hali olmamak. Hali olmamak. Yorgun düşmek.

Time worn : Yıpranmış. Eskimiş.

Worn to a shadow : Yorulmuş. Bitkinleşmiş. Kan ter içinde kalmış. Yorgunluktan canı çıkmış.

Becoming worn : Yıpranmış olma. Eskimiş olma. Aşınmış hale gelme. Aşınmış olma. Eskime. Yıpranmış hale gelme. Kullanım veya yaştan dolayı yıpranma veya aşınma.

İngilizce Worn Türkçe anlamı, Worn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Worn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corroded : Yenik. Aşındırılmış. Paslanmış. Aşınmiş. Yenimli. Yenime uğramış. Asit veya oksitlenme nedeniyle yavaş yavaş tahrip edilmiş. Korozyona uğramış.

Tatty : Dağınık. Pejmürde. Pasaklı. Eski püskü. Yırtık pırtık.

Tired : Yorgun düşmüş. Tembel. Bıkkın. Argın. Bizar. Lastik tekerli.

Down at the heel : Bakımsız. Perişan kılıklı. (amerikan ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Döküntü. Harap. Hırpani. Kılıksız. Perişan görünüşlü. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş.

Mangy : Pis. Tiksinti veren. İğrenç. Cimri. Uyuz. Pinti. Perişan.

Moth eaten : Eski püskü. Güve yemiş.

Garbling : Bozmak. Tahrif edilmiş. Çarpıtmak. Saptırmak. Değiştirmek. Üzerinde oynama yapmak.

Badgered : Üstelemek. Taciz edilmiş. Yılmış. Başının etini yemek. Sıkıntı verilmiş. Kafa ütülemek. Tacize uğramış. Yakasına yapışmak. Rahat vermemek. Yakasını bırakmamak.

Done : Bitmiş. Tamam. Çok yorgun. İyi pişmiş. Olmuş. Sona ermiş. Bıkmış. Yapılmış. Kabul edilebilir.

 

Maxed out : Sarhoş. Yorulmuş.

Worn synonyms : shopsoiled, attrited, all out, flea bitten, careworn, scoured, tinting, raddled, tatterdemalion, distressed, erosion, alliin, buggered, crummier, cachectic, lick, eaten away, exhausted, shabby, abraded, dog eared, fed up, weary, dead tired, lickings, colorless, thumbed, scuffed, abrasion, beaten, fustiest, licking, meeker.

Worn zıt anlamlı kelimeler, Worn kelime anlamı

New : Turfanda. Yeni olarak. Yeni. Yaş. Yeni tarihli. Acemi. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Değişik. Keşfedilmemiş.

Rested : Dinlenmiş.