Silik nedir, Silik ne demek

Silik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan.
  • Kendini gösteremeden
  • Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan.

"Silik" ile ilgili cümle

  • "Silik para. Silik yazı."
  • "İşte, bu şahsiyetin yanında ötekiler âdeta silik ve sinmiş kalıyordu." - R. E. Ünaydın

Yerel Türkçe anlamı:

Beceriksiz.

Fasulye kurusu.

Karlı tepelerde yel etkisiyle açılan yerler, açıklık : Silikde koyun otlatmak kış için zordur.

1.Onursuz, şerefsiz (adam). 2.Hoppa, ahlaksız (kadın). 3.Şımarık (kimse). 4.Sapık. 5.Uysal (kimse). 6.Geveze.

Saygınlığını yitirmiş, sönük.

1.bk. sıklık. 2.Düdük.

Kar dolarak dümdüz görünen çukurlar.

Yüz, çehre.

Ağaçsız, çıplak yer.

Islık.

Kızkardeş.

Silik anlamı, kısaca tanımı:

Sapı silik : Kişiliksiz, sözünü dinletemeyen kimse.

Silikat : Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz.

Silikatlama : Silikatlamak işi.

Silikatlamak : Kireç, taş, tahta vb. maddeleri sertleştirmek üzere silikata batırmak.

Silikatlaşma : Bir maden oksidin silisle birleşerek silikat durumunu alması.

Silikleşme : Silikleşmek işi.

 

Silikleşmek : Silik duruma gelmek.

Silikleştirme : Silikleştirmek işi.

Silikleştirmek : Silik duruma getirmek.

Siliklik : Silik olma durumu.

Silikon : Güzel görünmek amacıyla çeşitli organlara eklenen madde. Kapı, pencere vb.ndeki aralıkları örterek hava ve su geçmesini önlemek amacıyla kullanılan şeffaf ve yapışkan bir madde.

Silikoz : Silis tozu içinde çalışan işçilerin yakalandıkları akciğer hastalığı.

Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Çizgi : Temel. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril.

Dikkat : İlgi, özen. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

Çekme : Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmece. Çekilerek giyilen veya kullanılan. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. Çekmek işi. Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Düzgün biçimli.

Önemli : Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik. Önemi olan, mühim, ehemmiyetli.

Silik akçe : Yazı ve nakışları aşınmış maden para.

 

Silika : Taşların yapısında bulunan bir madde. Pirinç kabuklarında bulunan ve sindirilemeyen bir element.

Silika peltesi : SiQ2; uygun etkinleştirme yöntemleriyle iyi bir yüze tutucu olarak görev yapan ve özellikle gazlardaki nemi almak için kullanılan, pelte olarak çöktürülmüş, gözenekli silis.

Silika taşları : Geviş getirenlerin böbrek ve idrar yollarında oluşan sert, beyazdan koyu esmere değişen renkte, tabakalı ve çapı bir santimetre’yi aşmayan ve idrar yollarındaki tıkanmanın en önemli nedeni olarak değerlendirilen sert taş benzeri yapılar.

Silikajel : Kolon ve ince tabaka kromatografisinde iyonik olmayan organik maddeleri ayırmak için kullanılan adsorbant bir madde. Silikagel.

Silikam : Formülü Si(NH)2 olan silisyum nitrürün, Si3N4, ısıtılmasıyla elde edilen suda çözünmeyen ,beyaz toz halde silisyum diimit.

Silikat kabuğu : Taşyuvarın altından, 2.900 km. derinlikteki süreksizlik yüzeyine uzanan yer katı.

Silikattı göktaşı : İnce kristalli bir hamur içinde camsı ya da ışınsal kristalleşmiş, küçük yuvarcıklı bir göktaşı (meteorit).

Siliklemek : Kar çukurları doldurarak düzlemek.

Silikonlar : Köpük önleyiciler.

Diğer dillerde Silik anlamı nedir?

İngilizce'de Silik ne demek? : [Silik] adj. insignificant, meek, retiring, weak

Fransızca'da Silik : éffacé/e, falot/e, fruste

Almanca'da Silik : adj. verwischt

Rusça'da Silik : adj. стертый, потертый, неприметный, заурядный, незаметный