Silikon nedir, Silikon ne demek

Silikon; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Kapı, pencere vb.ndeki aralıkları örterek hava ve su geçmesini önlemek amacıyla kullanılan şeffaf ve yapışkan bir madde
  • Güzel görünmek amacıyla çeşitli organlara eklenen madde.

Silikon hakkında bilgiler

POLİSİLOKSAN olarak da bilinir,iskeletinde karbon (C) yerine ardışık olarak dizilmiş silisyum (Si) ve oksijen (O) atomları bulunan polimerlerin ortak adıdır. Silikon moleküllerinin çoğunda silisyum atomlarına bağlı metil ya da fenil grupları yer alır. Silikonlar en çok sıvı, reçine veya elastomer biçiminde üretilir.

Silikon sıvılar oldukça kararlı maddelerdir. Su, ısı ve yükseltgenlerin etkisiyle bozunmazlar.

Çok iyi elektrik yalıtkanı olmalarının yanı sıra hidrolik sıvılarda ve emülsiyon kırıcı maddelerde, ayrıca dokunma ve kâğıt gibi çeşitli malzemelerinin su geçirgenliğini azaltmakta kullanılır.

Silikon kauçuklar da elektriği yalıtma, kimyasal dayanıklılık ve geniş bir sıcaklık aralığında esnekliği korumak gibi özellikleri bakımından çok önemlidir. Bunlar en çok koruyucu kılıflarda ve yalıtkan verniklerde kullanılır.

Silikon kısaca anlamı, tanımı:

Madde : Molekül. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.

 

Silik : Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan. Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan. Kendini gösteremeden.

Kapı : Devlet dairesi. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Ev gezmesi için gidilen yer. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Gidere yol açan gereksinim. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Aralık : Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Tuvalet. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Ara. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık.

 

Hava : Keyif, âlem. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Çevreyi kuşatan boşluk. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Çekicilik. Gökyüzü. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Müzik parçalarında tür. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Tarz, üslup. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans.

Geçme : Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur.

Önlemek : Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek. Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak.

Şeffaf : Saydam.

Polis : Şehirde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan kuruluş, kolluk, zabıta. Bu kuruluşta yer alan görevli, kollukçu.

Silikonlar : Köpük önleyiciler.

Diğer dillerde Silikon anlamı nedir?

İngilizce'de Silikon ne demek? : [Silikon (das) ] n. (Chemistry) silicone, any of several compounds comprised of alternating silicon and oxygen atoms (used in many industrial applications)

n. silicon